Yeni bir yıl yeni bir Türkiye
Makaleler
Bu yazıyı yazdır
1 Ocak 2005
Ölüm insanlığın ortak paydası; doğum gibi… Bunu hiç unutmadan yeni yıla giriyoruz.
Biliyoruz ki, her bitişle başlayış arasında incecik bir çizgi var sanki.. Özel günler, bundan dolayı öne çıkıyor. Tüm olumsuzluklara rağmen sevinçle, umutla, heyecanla yeni bir yıla girdik. 2005’in başta okuyucularım olmak üzere, herkesin ‘gönlüne göre’ geçmesini diliyorum.
Yeni bir yıla girmenin, insanlara umut aşılaması için birçok nedeni var. Ne kadar kara bir tabloyla karşı karşıya olursa olsun, gelecekten umutlu olmak, insanoğlunun doğasında var.
Umutlu olmak iyi, güzel de, umudun gerçekleşmesi için yolların açılması, taşların döşenmesi gerekmez mi? Umut, katkılarımız oranında vardır.
2004’ün son yazısında, hükümetin iki yıllık çalışmasını değerlendirirken,10 yıl önce ile kıyaslayarak, nasıl bir noktadan nereye geldiğimizi, nasıl korkunç bir uçurumun eşiğinden döndüğümüzü, gözler önüne sermek istedim.
Ülkeyi yönetenler şimdi daha büyük bir sorumluluk altında. Delikler tıkandı, gemi denizin üzerinde yüzdürülmeye başlandı. Bu iş nasıl daha iyiye götürülür, artık onu düşünmek gerek. Bu genel beklentinin, iki nedenle gerçekleştirilmesi zorunlu. Birincisi, AB ile müzakerelere başlama açısından; ikincisi de, bu parlementonun siyasi döneminin geri kalan yarısını, insanların durumunda hissedilir bir iyileşme için çalışmaya ayırması, aklın gereği gibi görünüyor.
O yüzden de, şimdiye kadar yapılanları yok farz edip, kilometreyi sıfırlamak en doğrusu.
58. ve 59. hükümet programları, millete verilmiş bir ‘söz’ olarak düşünülmeli. Ayrıca, yapılacakların, AB’ye uyumu da unutulmamalı. Bu iki önceliği bir arada düşünen bir çalışma disiplininin amaçlanması, hedefe ulaşmayı kolaylaştırır.
Tekrar başa dönersek: Ne yazık ki, Türkiye ekonomisinde tarım hala çok önemli bir yere sahip. Net olmayan birçok rakam verilmesine rağmen, gönül rahatlığıyla bu ülkenin yarısı tarımdan geçiniyor diyebiliriz. Yani tarımı düzeltmek,en az ülkenin yarısının durumunu iyileştirmekle eş anlamlı. Tarımda çalışanları en az %10’a çekmenin gereği bizzat hükümetin ifadesi.
Avrupa Birliği maceramızın kilidi de tarım.
Tarımdan geçinenlerin miktarını azaltmak % 47’yi %10’lara çekmek (ki AB ortalaması % 5), Güney Asya depreminde olduğu gibi dev tsunamileri de göze almak demek.
Sadece bu gerekçe bile, tarımı önemsememizi haklı göstermeye yeter. Tarım ve ormanın ,ekonomi dışında, çevre olayının en büyük tetikleyicisi olduğu düşünülürse, sürdürülebilir tarımın da zaten bu nedenle dünya gündeminin ilk maddesi olduğu üzerinde ciddiyetle durulacaktır. Çevre ,ileride göreceğimiz gibi Avrupa Birliği’nin en önemli kriteri. Türkiye gibi, dünya toprak kaybının 1/50’sini sağlayan bir ülke için, kıyamet alameti sayılabilecek bir durum.
Özetle, hem ekonomideki yeri, hem istihdamaki önemi, hem de staratejik konumu nedeniyle tarım, Türkiye’nin birinci meselesidir. Bu konunun insan hakları ile de bu noktada bir etkileşimi söz konusudur. Bütün bunların sonucu olarak çevre ve gıdaya, insanın gelecekteki hayatına atıf yapması nedeniyle, tarım her durumda öncelikli sorunumuzdur.
AB ile ilişkilerimizin kilidi de bu nedenle tarımdır.
Tarımı kim, nasıl çözer?
Öncelikle, tarım denildiğinde, ülkenin ve nüfusun en az yarısını düşünenler çözer. Bu ülkeye hizmet için yüreğinde aşk taşıyan insanlar çözer. Türkiye’nin, AB tarafından ‘nüfusu çok, ahalisi yoksul, insanının eğitim ve kültür düzeyi düşük’ biçiminde nitelendirilmesi, kimlerin kanına dokunuyorsa, onlar çözer.
Tarım denildiğinde gözünün önüne aşınmış ve yoksul, acınası topraklar, harap edilmiş çevre, tüketilen ormanlar, zehirlenmiş gıdalarla; sürekli fukaralığın cenderesinde, çalışacak işi olmayan, kendi kendinden utanan, üretimsiz insanlar gelen; işte bu korkunç seli yokuş yukarı akıtma cehdi taşıyanlar çözer.
Bu insanlara hizmet etmeyi hayatının gayesi olarak görenler çözer.
Peki nasıl çözer?
Bilimle, sadece bilimle çözer.. Aşk, bilimin hızını artırır yalnızca, on yılda yapılabilecek işleri birkaç yılda gerçekleştirmeyi sağlar.
Yeni yılda, yeni bir Türkiye derken budur muradımız…
Popularity: 6% [?]

Son Yorumlar