Uzlaşma’nın açık belgesi
Makaleler
Bu yazıyı yazdır
10 Mayıs 2006
30 Nisan 2006’da TZOB tarafından Sayın Cumhurbaşkanı’nın himayesinde bir uluslararası konferansa ev sahipliği yaptı İstanbul. Son yılların bu önemli toplantısına önayak olan TZOB’u kutlamak gerek.
Asıl üzerinde durulması gereken konu, ‘Türkiye-AB Entegrasyonunda Tarım’ konusunu işleyen bu toplantıya,ulusal ve uluslararası planda katılanların öneminden çok, yaptıkları konuşmalarla, verdikleri mesajlardır.
En baştan, Sayın Cumhurbaşkanı’ndan başlayalım. Gönderdiği mesajda, üzerinde durulması gereken iki önemli hususa işaret ediyor. Birincisi: ‘Toprak, iklim ve su kaynakları yönünden sahip olduğumuz potansiyel iyi değerlendirilmeli, izlenecek doğru politikalarla bu potansiyel ülkemiz için bir fırsata dönüştürülmelidir.’
İkincisi, daha çok geleceğe ait bir hedef belirleme: ‘Tarım yeniden yapılandırılarak, üretken, ülke ihtiyaçlarını karşılayan, dışsatımda ağırlıklı yeri olan, kalkınmaya katkıda bulunan bir sektör durumuna getirilmeli.’
Bu hedefi ve tespiti, Sayın Başbakan da iki önemli fikirle, icra makamı olarak, bilimsel temellere oturtup, gelecek için vizyon çiziyor.
Birincisi durum tespiti… Üç önemli gösterge ile Türkiye tarımındaki çarpıklığı gözler önüne seriyor: ‘Bizi en çok zorlayacak, belki de en çok vaktimizi alacak başlık tarımdır. Tarımın GSYİH’daki payı bizde %11.2, AB(15)’de %1.6’dır. Tarımın toplam istihdam içindeki payı bizde %34, AB(15)’de %3.8’dir. Tarımın toplam ihracat içindeki payı bizde %4.1, AB(15)’de %6’dır.’
Uygulamanın başında bulunan Sayın Başbakan’dan, gelecek için ana hatlarla tarımda özlenen bir vizyon belirleme: ‘Şimdi çok daha büyük bir yapısal dönüşümün arifesinde bulunuyoruz.Türk çiftçisinin dünya ile rekabet edebilir hale gelmesi, ülkemizin ve çiftçimizin gelirinin artması, tarım ürünlerinin değerlenmesi, verimliliğin artması, gıda güvenliğinin sağlanması sürecini başlatıyoruz.’
Ana Muhalefet lideri Sayın Deniz Baykal, sorumluluğu, Cumhuriyet kurulduğundan bu yana bütün hükümetlere yayarak, durumu: ‘Tarımdaki temel yanlış, Cumhuriyetin temel felsefelerinden olan köylüyü çiftçi yapma anlayışının hala yaşama geçirilmemiş olmasıdır.’ cümlesiyle özetliyor.
Yabancı konuklar, kendi deneyimleriyle Türkiye’yi uyarıyorlar. Bunun temelinde de: ‘Brüksel’e sizi götürecek otobüsün şoförü sizden olmalı’ düşüncesi yatıyor.
Devlet Bakanı-Başmüzakereci Sayın Ali Babacan da: ‘Tarım sektörünün beklenen performansı gösteremediğini, verimin çok düşük olduğunu, işletmelerin çoğunun bölük pörçük bir yapıda olduğunu’ söyledi. Büyük işletmelere gidilmesi gereğini vurgularken, 10 yıl sonra Türkiye tarımının çok farklı olacağını da ekledi.
Tarım Bakanı Sayın Mehdi Eker ve toplantının düzenleyicisi TZOB Başkanı Sayın Şemsi Bayraktar da yukarıdaki düşüncelere temel teşkil edecek teknik bilgiler verdi.
Konuşulanlar bundan ibaret değil.
Güncel siyasetle ilgili sözler, hatta sıcak tartışmalar da var.
Bunlar önemli değil.
Önemli olan, tarımın temel sorunları ile ilgili olarak varılan uzlaşma.
Ondan da önemlisi, sorunun çözümüne dair söylenen sözlerin,aynı bilimsel noktadan çıkan bir ortak payda oluşturması.
Umudumuzu artıran da bu…
Bu köşenin değerli okuyucuları;
İki yılı aşkın bir süreden beri, sizlerle bunları söyleştik, bunları yazdık; sorunları ortaya döktük, ortak payda oluşması için çaba gösterdik.
Yazdıklarımız, Türkiye’nin doğruları olma gibi bir özelliğe sahip artık. Çünkü, sorunları ve çözümleri, sadece bilimin ışığında algılamaya çalıştık.
Bu toplantıda oluşan uzlaşma, onun için çok önemli…
Uygulama için engel kalmadığına göre, başarılara odaklanmalı şimdi tarımımız…
Popularity: 6% [?]

Son Yorumlar