Türkiye’nin bozulan ezberi
Makaleler
Bu yazıyı yazdır
25 Aralık 2004
Cumhuriyet döneminden beri bir ezberi var ülkemizin. Önemlileri,kırmızı çizgileri,önemsizleri… Geçmişte kökleri olan,nedeni tam bilinmeyen,ama tabu gibi de uyulan şeyler.
Birdenbire ciddiye binen AB serüveninin de kendi mantığı,direktifleri söz konusu. Kendi kendimize dönüp bakacağız;çok önemsediğimiz şeyleri,çağdaş dünyanın standardıyla yeniden değerlendireceğiz.
Yasalarımıza bakacağız,çağdaş dünyanın gerisinde olduklarını farkedeceğiz. Yargı sistemimizin, bozulduğunun ayırımına varacağız. Yargıçların çoğunun da böyle düşündüğünü gördükçe,üzüleceğiz. Yitirdiğimiz zaman ve kaynağa esef edeceğiz.
Eğitim sistemimiz de öyle değil mi? Milyonlarca öğrenciyi, ‘öğrenmek’ fikrine uymayan bir biçimde,insanı yok eden bir çarkın içinden geçirip,çıkan posayı,sadece devlet hizmetinde çalışabilir bir konumda,üretime katkısı olmaksızın bir yerlerde oturtmuyor muyuz?
Sağlık sistemimizden,çalışma hayatımıza kadar hep aynı algı bozukluğu.. Tarım,orman,çevre ve gıdayı artık söylemiyorum,çok iyi biliyorsunuz.
Ya özel sektör!.. Eski Hazine Müsteşarı Bülent Gültekin’in dediği gibi ‘Önce özel sektörü özelleştirmek gerekecek.’ Çünkü,hep devletten nemalanmış,ulusal ve uluslararası rekabet yerine,ülkemizin kaynaklarını,ham,yarı mamül veya mamül bir biçimde öğüterek,büyümüş. O kaynak kesilince kalbi durmuş,felç olmuş. Böyle bir özel sektörün de ezberi bozulacak zorunlu olarak.
TMSF’nin,işi gücü bırakıp hafiyelik yapması,özel sektörümüzün kendini hangi sonuçlara hazırlamakta uzmanlaştığının göstergesi değil mi?
‘Türkiye’nin kendine has şartları var. Biz,başka ülkelere benzemeyiz’ sözü,devleti sömürme eksenindeki kesimlerin,statükonun bozulmaması için,öne sürdüğü engellerin en önemlisidir.
Bütün ezberler bozulacak. Zorla,zorlamayla değil,başta ekonomi olmak üzere adına ister zaman,ister çağdaşlaşma deyin,işte o şeyin etkisiyle,her şey değişmek durumunda.
Hasılı,ciddi bir iş AB’ye girmek. 80 bin küsür sayfa müktesebat var. Onlara göre değişmek zorundasınız. Şu konu başlıklarına bir bakın! Malların,kişilerin ve sermayenin serbest dolaşımı,hizmet edinim serbestliği,rekabet politikası,tarım,balıkçılık,ulaştırma, şirketler hukuku,vergilendirme,ekonomik ve parasal birlik,istatistikler,sosyal politika ve istihdam,enerji,sanayi,KOBİ’ler,bilim-araştırma,eğitim-öğretim,telekominikasyon-bilişim,kültür,bölgesel politika,çevre,tüketiciler ve sağlığın korunması,adalet ve içişleri alanlarında işbirliği,gümrük birliği,dış ilişkiler,ortak dış politika ve güvenlik politikası,mali kontrol,mali ve bütçe ile ilgili hükümler,AB kurumları.. Bütün bunları gözden geçirmiş,çağdaş normlara göre değiştirmiş,ayakbağı olan sanal sorunlardan kurtulmuş bir Türkiye’yi kim tutabilir? Öyle bir Türkiye’de yaşamanın tadını düşünebiliyor musunuz?
İyi yetişen,sağlıklı büyüyen,iyi düşünen bireylerin;birey olmanın bilinciyle çalışarak ürettiği,üretimini çok iyi koşullarla değerlendirdiği düzgün bir ülke geleceğin Türkiyesi..
Burada,hemen iki şeyden söz etmek istiyorum.
AB müktesebatından çoğunun şimdiye kadar,mesela DPT Beş Yıllık Kalkınma Planları Özel İhtisas Komisyonlarının,her plan metnine koyduğu,ama hükümetlerin hiç uygulamadığı şeyler olduğunu hayretle göreceğiz. Bütün bunları bildiğimiz halde,bugüne kadar niye uygulayamadığımıza şaşıracağız.
İkinci olarak,düşüncesiyle,konuşmalarıyla ve uygulamalarıyla 20 yıl önceden bugünü görüp,Türkiye’yi geleceğe hazırlama çabası içindeki Turgut Özal’ı rahmetle anacağız. Bir de,yıllarca kafasında çağdaş bir devlet inşa eden rahmetli Yusuf Bozkurt Özal’ın,katkılarının hakkını teslim edeceğiz.
Türkiye’nin ezberini ilk defa onlar bozdu. Katı kalıpları silkelediler,çerçeveyi yerinden oynattılar.
Türkiye,yıllarca çağdaş olmanın ‘kabuğuyla’ meşgul oldu. Şimdi,başarırsa ‘öz’e ilişkin bir çağdaşlaşma gerçekleştirecek. Üstelik,bu yeni girişimin toplumdaki ortak paydası çok büyük olacak. Daha öncekiler gibi hassas zeminlerde yürümüyor. Bu nedenle de büyük bir konsensusun eseri olacak.
En güzel yanı da bu..
Popularity: 5% [?]

Son Yorumlar