Türkiye’nin ardında durmak
Makaleler
Bu yazıyı yazdır
2 Nisan 2005
Sanki dertlerin salkım saçak dökülme ayındayız. Cumhuriyet döneminde geçmiş hükümetlerin yanlışlarının faturası bu hükümete çıkarılıyor gibi. Hem de bunca yılın toplamıyla. Yetmezmiş gibi, Osmanlı yönetiminin sorumluluğundaki işlerin bilançosu da mevcut hükümete ciro ediliyor. Ermeni sorununun hesabı kesildi, kesilecek. Kıbrıs da öyle… Yılların birikimi olan ağır ekonomik sorunlar, işsizlik başta olmak üzere, gelir dağılımındaki adaletsizlik… Sorun, sorun, sorun…
İyi de, bütün bunlar ikibuçuk yılda mı oluştu?
Her şeyden önce, eleştiride adil olmak gerekir. Hükümetin sorumluluğunun sınırını, yukarıda dökümü yapılan işlerin oluşundan değil, çözüm aşamasından başlatmak gerekir.
Bir sorunu soğukkanlılık çözer. Bu, tecrübeyle sabit. Başta hükümet olmak üzere, devlet organları sırayla panik havasına girerse, hem sorun çözülmez, hem de herkes, her kurum yara alır. Toplumsal travma, içinden çıkılamaz bir biçimde karışan yapının doğal sonucu olur.
O zaman, herkesin şöyle bir titreyip, kendine dönmesi gerekir.
En başta hükümet…
Her şeyin bir ömrü, bir vadesi var. Hükümetler de öyle. Yaptıklarının bilincinde olanlar dışında, bir kısım bakanlar, sanki sadece o ünvanı taşımak için gelmişler. Taşıdılar ve varlık sebepleri bitti.
Yapılan kamuoyu araştırmaları, ülkenin önündeki en büyük sorunun, yoksulluk ve gelir dağılımındaki dengesizlik olduğunu göstermektedir. O zaman yapılacak en akıllı iş, bunun için özel bir strateji oluşturup, gerekirse yeni bir yapılanmayla, zamanlaması yapılacak bir programı uygulamaktır.
Siz sorunu çözmezseniz, sorun sizi çözer!
Yeniden yapılanmanın en önce kabinede başlaması gerekir. Türkiye’nin önündeki sorun yumağını iyi görecek, çözümler üretecek ve çözecek bir yenilenmeye ihtiyaç var.
Küçük bir örnek…
Çok pahalı bir gıda maddesi olan bal konusunda yaşananlar ibretlik. Sahte balların piyasayı doldurduğu, bir de AB ülkelerine ihraç edildiği, sahteliği anlaşılınca geri gönderildiğine dair haberi basında okumuşsunuzdur. Bu zehirlerin iç piyasada tüketilme tehlikesini, tek başına bir milletvekili, Dr.Turhan Çömez göğüslüyor.
Hem de ne kadar basit…
Piyasadan numune topluyor, laboratuvarda tahlil ettiriyor. 7-8 milyar dolarlık bal pazarının yitirilmemesi için tek başına çaba gösteriyor. ‘Turhan Çömez, Tarım Bakanlığı mıdır?’ desem fazla absürd olmaz mı?
Mikrokredi işiyle tek başına bir bakanlık gibi çalışan Prof.Dr. Aziz Akgül, gıdanın sorumluluğunu alan Dr.Çömez, başka alanlarda çaba gösteren başkaları… Ve susan bakanlıklar…
Bu işte bir yanlışlık var!
Başkalarına bırakmadan Başbakan’ın düğmeye basması lazım…
Bir yılın hesabı
107. yazıyla tam bir yıl oldu Star’da yazmaya başlayalı. 1 Nisan 2004’te yayınlandı ilki. İkisi, maç yazısı. Geri kalanı gıda, tarım, orman ve çevre konusunda. Çok azı da sanat üzerine…
İlk gazete deneyimim, 1987’de ‘eski Zaman’da, Cem Bentli adıyla, haftada iki gün, sanat ağırlıklı köşe yazılarıyla başladı…
Burada, Star’da yazdıklarımı şunun için önemsiyorum… Türkiye’de her konuda kalem oynatan yazar var. Gazetelere baktığınızda, aklınıza gelmeyen nice konuda yazılar yazıldığını görüyorsunuz. Bir tek, gıda, tarım, orman ve çevre konusu sahipsiz. Eskiden ‘çiftçi dostu’ Sadullah Usumi vardı. Şimdi o da yok. Hacılarkırı’ndan, askerlik arkadaşım Şakir Süter’e göre, o boşluğun doldurulması önemliydi…
Zaman zaman özellikle çevre konusunda gıpta ettiğim yazılar yayınlanıyor… Bekir Coşkun’un ellerine sağlık diyorum birçok yazısı için. En son Ayşe Önal’ın ağaçlarla ilgili nefis bir yazısı yayınlandı. Okumadıysanız, mutlaka bulup, okuyun!
Ben, gıda, tarım, orman ve çevreyi yazmaya devam edeceğim. Tarım düzelmezse, hiçbir şey düzelmez, ona inanıyorum. Bu ülkede tarım sağlıksızsa, ekonomi asla nefes almaz… Yarıya yakını köylü olan ve topraktan geçinen, tarımsal verimi ilk çağlardaki kadar az olan bir ülke asla kalkınamaz!..Biliyoruz.
Çevreyi bu kadar tahrip eden toplum iflah olmaz! Biliyoruz.
Bu kadar zehirli gıdayla beslenen çocukların ülkesinin geleceği olmaz! Biliyoruz.
Bunların çözümü var! Biliyoruz.
Hükümetleri sarsan en etkin güç tarım!.. Onu da biliyoruz.
Popularity: 6% [?]

Son Yorumlar