Türkiye’nin çölleşmesi kaç milyar dolarla engellenir?
Makaleler
Bu yazıyı yazdır
24 Temmuz 2004
Çevre ve Orman Bakanı, Türkiye’nin önümüzdeki 15 yıl içerisinde çölleşme tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu söylüyor.
15 yıl! Çok yakın bir gelecek..
Yani, bu durum böyle sürerse, 15 yıl daha ömrü olanlar çölleşmiş bir Türkiye’de yaşayacaklar.
Sebebini de söylüyor: Çarpık kentleşme, arazi kullanımı ve sanayileşme yüzünden…
…ve çözümü de ekliyor: 10 yıllık bir sürede gerçekleştirilecek 50 milyar dolarlık bir yatırım.
Ergene Havzası Çevre Düzeni Planı’nı kamuoyuna tanıtırken bu çarpıcı açıklamayı yapıyor Çevre ve Orman Bakanı.
Gelecekle ilgili konuşmalarda kesin tarihler vermekten sakınmak gerek. Ayrıca böyle bir tahmin bilimsel de değil.
Diğer yandan bu tahrip olmuş topoğrafyanın, bu şiddetle yok edilmiş çevrenin, bu altüst edilmiş coğrafyanın onarılması için yapılması gerekenler konusunda fikir ileri sürmek mümkün.
Öncelikle çok başlılıktan kurtarılması gerek karar mekanizmasının. çevre ile ilgili ne kadar da çok ‘baş’ var… Çevre, oyuncağımız gibi… Her kurum, kendine göre bir şeyler yapıyor. Genellikle, yapılanlar tahribatı bir adım ileriye götürüyor. En azından Başbakanlık, bu işi önemseyip, çevre, orman, tarım gibi sonuçları bu coğrafyayı etkileyen bakanlıkların projelerini koordine edecek yeni bir yapılanma kuramaz mı?
Çevre, öylesine önemli ve değerli ki, yapılacak herşey kırk ölçüp bir biçilmeli. Çünkü, sonuçları bugünü sildiği gibi gelecek kuşakları da etkiliyor. Üstelik gideni yerine koymak da mümkün değil.
İkinci olarak, tüm bilimsel önerilerin odaklandığı 26 yağış havzasına göre Türkiye’nin idari yapılanmasını yenilemesi gerek. Her yeni durum, yeni bir vaziyet alışı gerektirmektedir. Havza planlaması ile birlikte arazi mülkiyet rejimini de yeniden ele almak ve düzenlemek zorunluluğu var. Tarımsal altyapıyı yeni baştan inşa etmek durumundayız.
Ancak toprak ve tarımı yeniden yapılandırdıktan sonra bu yapının bozulmaması için miras hukukundan tarımsal yasalara kadar her şeyi, buna uygun biçime dönüştürmek mümkün.
Çevre ve Orman Bakanlığı’nın, 10 yıllık bir sürede 50 milyar dolara malolacak bir onarım projesinin hangi verilere dayandığını bilmiyoruz. Ancak, Türkiye’de erozyonun önlenebilmesi için azami 18 milyon hektar alanın teraslanıp ağaçlandırılması gerektiği üzerine ittifak var gibi. (TOPRAKSU genel Müdürlüğü yayını Türkiye Arazi Varlığı adlı çalışma bu konuda en sağlam başvuru kaynağıdır.)
Öte yandan DPT yayını (1998) Ulusal Çevre Eylem Planı-Tarım ve Mera Arazilerinin Yönetimi adlı çalışmada, 10 milyon hektar arazinin 5.9 milyar dolara ağaçlandırılabileceği kaydedilmektedir.
Bu konudaki en ayrıntılı çalışma, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün 1987 yılında yaptığı Türkiye Genel Toprak Amanajman Planlaması-Toprak Koruma Ana Planı’dır. Sh.99’da, Ormana Dönüştürme bölümünde sekileme için 116.400TL/Ha; fidan alımı, dikimi, koruması vb. için de 100.000TL/Ha olmak üzere 1 hektar alanın ağaçlandırılması için dolara çevirildiğinde toplam 377 dolar, 18 milyon hektar için de toplam 6.786 milyar dolar harcama öngörülmektedir.
Bağ, ceviz, fındık, kestane, fıstık, badem, elma, kiraz, kaysı, zeytin…. gibi kesilmeyecek, yakılmayacak, ürün verecek, bu ürünle gerçek anlamda çiftçilik yapmaya imkan oluşturacak plantasyonlar önerilmektedir.
Üstelik, bunları geri ödemesi meyveye göre planlanmış bir kredi sistemi ile, tamamını çiftçi harcaması ya da geri ödenecek faizsiz krediyle gerçekleştirmek mümkün.
Bu uygulanmış bir projedir. 1980-1985 arası Malatya’da 2 milyon ağaçtan fazla kaysı ormanı kurulmuştur. Hem de devletin bir kuruşunu harcamadan.
Nereden mi biliyorum?
Ben o projenin Başmühendisiydim; planlayıcısı ve uygulayıcısıydım.
Türkiye’nin çölleşmesini yaklaşık 7 milyar dolarla engellemek mümkün. Bunu da, geri ödemeli kredi ile gerçekleştirmek en doğrusu.
Sonuç ne olur?
Türkiye’ye birkaç Türkiye ilave olur. İstihdam, sorun olmaktan çıkar. Getirisi, harcama ile kıyaslanmayacak orandadır.
Ülkeyi yönetenlerin üzerinde yoğunlaşması gereken, üretim amaçlı ve ekonomiyi doğrudan ilgilendiren konu bu olmalı…
Popularity: 14% [?]

27 Kasım 2007, 16:46
Çok Güzel
6 Ağustos 2007, 20:34
Sn.Cumali Ünaldı;
Eğer bu söyledikleriniz gerçekten olabilecek tedbirler ise lütfen bunu kendinize vazife edinip insanlık için mücadele edin ve bu önerileri başbakanlığa, orman bakanlığına, tema’ya iletiniz. ilgilenmeseler dahi bir gün gelir ektiğiniz tohumun ürününü alırsınız.
Saygılarımla.