Türkiye’nin sorunu ekonomik, ekonominin sorunu da tarımsal ise… Tarımının sorunu nereden başlıyor?

Önce, tarımın kapsama alanından…

Sadece bitkisel üretime indirgenen, sığ bir tarım anlayışı ile karşı karşıyayız.

Yıllar önce tarımdan koparılan orman ve bir gereklilik olan çevrenin, altyapısız ve felsefesiz bir moda olarak tarım dışında örgütlenmesi sonucu, yanlış bir yapılanma sözkonusu. İnsanın ve toprağın yok sayıldığı bir düzenleme. İlk sorun bu…

İkinci olarak da hayvancılık, bitkisel üretim, su ürünleri, doğal kaynaklar ve ormanın tek tek önemsenerek öne çıkarılacağı, onun da sağlıklı bir insan ve çevreye ulaşacağı, yepyeni bir yapılanma yerine; köhnemiş yapının yeni eklemelerle içinden çıkılmaz, yararsız bir labirente dönüştürülmesindeki yanlış politikalar…

Yetiştirilen tüm ürünlerin işleneceği, bunun da tarımsal yerleşimi kendiliğinden ve yeni baştan, ama bilimsel bir biçimde düzenlenleyeceği kırsal sanayi organizasyonu ile sistem tamamlanacağına, böyle bir düşüncenin yakınından bile geçilmiyor…

Gıdanın çarşıda pazarda, faydasız ve göstermelik kontrolü yerine;tarlada, kontrollü, sağlıklı yetişmesini sağlayacak bir çiftlik düzeninin kurulması da düşünülmüyor…

Bölgelere göre, ileride bölünmeyecek optimal işletme büyüklüğüne ulaşacak yasal ve teknik düzenlemenin şimdiye kadar gerçekleşmemiş olmasını açıklayacak bir bahane var mı?

Bütün bunların yapılmaması, sonuç olarak sağlıklı bir çevre yönetimini imkansız kılmaktadır…

Bazı şeyler neden öncelikli?

Tarım, Orman ve Çevre Bakanlıklarını, topraktan ve hayattan kopuk, soyut bir tabelaya dönüştürmüşüz. Bir internet sitesi kadar hayali olmuşlar… Binalarıyla, araçlarıyla, çok iyi yetişmiş elemanlarıyla insanımızın yüreğini dolduracaklarına; Türkiye’yi sarsacak eylemler yerine, gereksiz beyanatlarla gündeme geliyorlar…

Konya-Karapınar’da geçmişte gerçekleştirilen erozyonla mücadeleyi gördünüz mü? Şimdi niye öyle bir proje yok?

Sorunlar artıyor, çözümler azalıyor…

İşte, o yüzden Türkiye, bir avuç su gibi elimizden kayıp gidiyor…

İsterseniz, olayı irdeleyelim…

Doğu ve Güneydoğu Anadolu, ekonomik özü olan tarımdan koparılmış, Türkiye’ye durmaksızın sorun üretiyor. İşsiz, eğitimsiz, genç ve yoksul kitleler, ülkenin duvarlarını sarsıyor, kapılarını kırıyor. Belki, üzerimizde iştahı kabaran güçlerin işini kolaylaştıran da bu…

Orta Anadolu’da, orman köylerine kadar başka bir tehlikenin genişlediğini görüyoruz. Yoksulluğu, ideoloji ile örtmeye çalışan, tarımdan koparılmış bir kitle… O da işsiz, eğitimsiz, genç ve yanlışlarla boğuşuyor.

Büyük şehirleri dört bir yandan kuşatan, hıncını herkese yöneltmiş öfkeli, genç bakışlar…

Sadece iki olay, son günlerde her şeyi simgelemeye yetiyor…

Sivas’ın bir mezrasında, 40 milyon ton toprağın, ırmak gibi akarak, insan, ev, hayvan ve ağaçları yutması, bizim için bir ders olmalı. Bir an için bütün Türkiye’yi o heyelanın önünde düşünün… Çevre sorunumuz tümden o boyutta çünkü…

Mersin’de nevruz kargaşasında, 12-14 yaşlarında iki çocuğun, pervasız, hınçla, ama çocukça bir korkuyla, bayrağımızı çiğnemesini de unutmayın…

Türkiye, bu iki sembolik olayı da çok ciddiye almalı… Tedbirler üretmeli… Zaman geçirmeden uygulamalıdır.

Sorunun kökleri nerede? Orman ve çevrenin odağındaki tarımsal üretimde.

Tarım, orman ve çevrede boş geçen iki buçuk yıllık sürede.

Büyük sözler yerine, mütevazı görünse de, iş üretenler ve onların yaptıkları öne çıkmalıydı.

Mesela, Prof.Aziz Akgül’ün mikrokredi yoluyla ulaştığı yüzbinler dikkate alınmalı, deneyimler önemsenmeliydi.

Mevcut yapısıyla Tarım, Orman - Çevre Bakanlıkları bu sorunu çözebilmenin çok uzağında.

Zaman geçirmeksizin yeni bir siyasal, teknik ve bürokratik yapılanmayla, ortaya çıkma cesareti gösterilmelidir.

Zaman, Sivas’ın bir mezrasını yutan toprak seli gibi hızla üstümüze geliyor ve Mersin’deki çocuklar gibi bilinçsiz, kör, ama yıkıcı bir hınçla hareket ediyor.

Yitirilen hiçbir şey, yeniden yerine konulamıyor. Aşınan kavramlar, bir kartopunun büyüyerek dağdan yuvarlanmasının mantıksızlığıyla yokoluyor.

Yönetemediğiniz şey sizi yönetiyor.

..Ve zaman, hükmünü icra ediyor!

Popularity: 6% [?]

Bu Konu İle İlgili Yazılar