Bizde devleti yönetenlerin, yapıp ettiklerini, bir sır gibi sakladıkları bilinir. Bundan dolayı siyasal anı kitapları seyrek; belge, yok denecek kadar azdır. Bunun altında yatan sebebin, aslında, politikacıların hiçbir şey yapmadıklarının bilinmesini istemedikleri biçiminde yorumlanır. ‘Devlet sırrı’ kavramının bu kadar geniş tutulmasının, içi boş olma korkusundan kaynaklandığı söylenir. Yaşadıklarını yazıya dökmediklerinden, bir süre sonra yalan yanlış söylentilerin de önü alınamaz olur.

Devleti tesadüfen yönetmekle, devlet adamı olmak arasındaki incelik de budur belki…

Celal Bayar’ın anılarını yayınlaması, Kemal Tahir’i nasıl heyecanlandırmıştı, bilinir… Geçmişte politikasına karşı olduğu, iktidarında yok yere hapislerde süründüğü adamı, bir çırpıda, sırf bu nedenle affettiği anlatılırdı.

Benim de Süleyman Demirel’le ilgili benzer bir kaderim oldu. En baştan başlayayım…

S. Demirel, siyaset sahnesine ilk kez çıktığı 1965 seçimleri öncesi, Malatya’ya geliyor… Malatya CHP’nin kalesi. Vali de, daha sonra SODEP’in başına geçen Cezmi Kartay. Sınıf arkadaşımız Berrin’in babası… Biz üç arkadaş, Nurullah (Aydın), Cemal (Akın) ve Ben, bu mitingi izlemeye gittik…

Sanki kıyamet koptu… Mitingin yapılacağı meydanı CHP’liler doldurdu. AP’lileri konuşturmadılar. Vali elektrikleri kestirdi. Hakaretler, tehditler… Demirel, Bilgiç, AP kurmayları.. mazlum konumundalar… Genciz, çok etkilendik. Doğru AP İl Başkanlığı’na, partiye kayıt için. Yaşımız tutmadı, olmadı…

Yıl 1985… Özal iktidarda. Ankara Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürüyüm. S. Demirel yasaklı ve tecritte gibi. En azından bizim çevremizde öyle… Serde delikanlılık var. Demirel’in özel kaleminden Talat Bey’le, ‘Beyefendi’ye salon çiçekleri gönderiyorum. T. Yazarlar Birliği Yönetim Kurulu’nu topluyoruz, başka yazar arkadaşları da alarak ziyaretine gidiyoruz. Nasıl seviniyor…

Daha sonraki yıllarda Yusuf B.Özal’ın danışmanı olarak, S. Demirel’in Özal’la çekişmesinde yöntemlerini doğru bulmadım. Yakından bildiğimi sandığım bazı konular, S. Demirel’i hızla zalim konumuna düşürdü gözümde. Kişisel olarak da, 1993’te, Demirel iktidarında, acısını hala duyduğum gerçek bir zulüm gördüm.

Süleyman Demirel’i benim gönlümde hiçbir şey affettiremez sanıyordum. Belki, son günlerde hasta olmasının da etkisiyle, kitaplığımdaki, yeniden okuduğum eski bir kitap, yüreğimi ısıttı, düşüncemi değiştirdi…

Olay şu;

41 yıl önce, 1964’te, çevre konusunda belki de ilk toplantı yapılıyor. Tarım, orman ve çevre, tüm ayrıntılarıyla irdeleniyor. Bugün ağır sorunlar olarak yaşadığımız şeyler, 41 yıl önce bir kehanet gibi haber veriliyor. Seminerin sonuç bildirgesini kim okuyor dersiniz? Y. Mühendis Süleyman Demirel…

Peki, kimler var? Süleyman Demirel, Korkut Özal, Hüdai Oral, Arif Hikmet Onat, Hıfzı Oğuz Bekata, Şevket Raşit Hatipoğlu, İbrahim Öktem gibi o dönemde (ya da daha sonra) siyasete ağırlık koyanlar… Dönemin önde gelen bilim adamları, bürokratları, teknik adamları dört gün boyunca erozyonu, çevreyi konuşuyorlar…

Bugün neleri konuşuyorsak, o gün de onları konuşmuşlar…

Toplantıyı düzenleyen Türkiye Tabiatını Koruma Cemiyeti, sunulan bildirileri, ‘Türkiye’de Tabiat Ve Tabiat Kaynaklarından Faydalanma Ve Koruma Esasları’ adı altında kitaplaştırıyor…

Bence çok önemli bir başlangıç, değerli bir çalışma. Bir çevre klasiği…

Hep düşünürüm, bizde devleti yönetenlerin neden hobileri yoktur? Neden ölünceye kadar vatan kurtarırlar… ABD’nin eski başkanlarına bakın! Kimi çevreci, kimi arabulucu, kimi açlıkla mücadele ediyor…

‘Hılf ul fudul’ islam öncesi Mekke’de aristokrat gençlerin kurduğu, ‘Güçsüz olan haklının hakkını, güçlü olan haksızdan alan’ bir yapılanma. O kadar yüce emelleri var ki… İslamdan sonra da Peygamberimiz, ‘bu amacı güdecek bir örgüt olsa, yine girerim’ diyor…

Tarım, orman ve çevrenin oluşturduğu platform, bu ülke için öylesine hayati önemde ki, katkısı olan herkese, her zaman ancak onur kazandırır.

Öylesine yüce bir amaç için… Mesela… S.Demirel, 41 yıl aradan sonra, eski sağlığıyla, tekrar çevre duyarlığının başına geçse diyorum!..

Popularity: 6% [?]

Bu Konu İle İlgili Yazılar