Sorunu, siyasetle çözmek!
Makaleler
Bu yazıyı yazdır
23 Nisan 2005
Bir su arkının, kuru yaprak ve çer çöple tıkanıp, suyun yönünün değiştiğini hiç gördünüz mü? Ben gördüm.
İnsanoğlunun kan damarları da öyle değil mi? Önce plakalar belli bir yerde birikiyor, zamanla orası tıkanıyor ve olmadık hasarlar veriyor.
Diyelim ki bir otobandasınız. Trafik su gibi akıyor. Yavaş yavaş hızınız azalıyor ve insanı çıldırtan, bir saatte bir metre gitmeye başlıyorsunuz. Bütün trafiği durma noktasına getiren neden anlaşılıyor bir süre sonra, bir kaza olmuş ve trafik polisi bekleniyor.
Hayatımızın günlük akışı içerisinde çok karşılaştığımız bu olayları niye hatırlattım?
Kendi irademizin yeteri kadar farkında olmadığımız, doğru toplumsal tepkiler geliştiremediğimiz için.
Ancak, başka bir özelliğimizin de bizi yönlendirmesi gerekir.
Bugün dünya üzerinde emperyal olmuş kaç ülke var? Kaç ülkeye mensubiyet duyan insanlar, yüzyıllar boyunca, sayıları ellilere varan ırk, dil ve dini, kendi egemenliği altında ustaca yönetebilmiştir? Bu bir öğünme vesilesinden çok, bir durum tespiti!
Ekonomimiz çok iyi olmasa da, tıkıldığımız şu coğrafyada ağır sorunlar yaşasak da; geçmişimizin bize yüklediği sorumluluklar var.
Çevremizdeki ülkelere bakınca; soğukkanlı, devlet bilinci taşıyan, geçmişinde gümrah bir yöneticilik damarı belirgin olan bir halk olarak, gelenekten gelen ağırbaşlılıkla hareket etmek, bu bilinci diri tutmak zorundayız.
İlk önce görevler ve ödevler; aynı anda haklar ve özgürlükler… Görevleri es geçip de sadece hakları öne çıkarmak, kendini terbiyeye muhtaç gören, sakat bir toplum alışkanlığı…
Devlet bilinci de, aslında birey varoluşunun olmazsa olmaz zorunluluğu değil mi?
Her şey, kıvamlı bir irilikte olmalı.
Yasama mı, yürütme mi, yargı mı?
Bugün size ahiret soruları soracağım. Çocukların kafasını allak bullak eden, ‘Anneni mi çok seversin, babanı mı?’ tarzında..
Sizce en önemlisi hangisi? Bence, tereddütsüz yargı. Halkın da bilinçle, ya da bilinçaltında saklı tuttuğu gerçek bu. Öyle olmasaydı Anayasa Mahkemesi’nin 37. kuruluş yıldönümü konuşmasında hukukun gerekliliğini netleştiren Ahmet Necdet Sezer’i cumhurbaşkanı yapan toplumsal mutabakat oluşur muydu?
Birkaç günden beri yargı konusunda ilginç yazılar yayınlanıyor star’da, Halit Kakınç’ın usta yorumuyla. Çok yönlü gerekçeleri var, ama, bana göre ana eksen ‘aynı konuda farklı yargı kararları’ üzerinde yoğunlaşıyor. Hukuk sistemimiz, içtenliğinden kuşku duymadığımız bu yazılardaki tezi, bir toplumsal mutabakat olarak algılamalı ve kendine çeki düzen vermelidir.
Vermezse ne olur?
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, tokat gibi kararlarla yargıyı serseme çevirir.
Kişisel olarak bildiğim iki olay var; birisi Yargıtay’la, diğeri Danıştay’la ilgili. ‘Aynı konuda, farklı kişiler için verilen farklı kararları’ siz, yorum zenginliği ile açıklamaya kalksanız bile, başkaları, olayın gidişatından başka şeyler çıkarabiliyor.
Bu da bir şeyleri zedeliyor.
Bize yapılan haksızlıkları yazmıyorsak, o da Osmanlı damarımızdandır.
Bir şeyi merak edelim: Yüksek Mahkeme üyeleri de dahil, yargı mensupları, kime, ne kadar dava açtı, ne kadar tazminat kazandı? Bu miktar, hukuku kullanarak zengin olma biçiminde anlaşılacak boyutta mı?
Bunlar konuşuluyor.
Hükümetle ilgili bir şey daha… Yargı mensupları trafik cezası muafiyeti biçiminde anlaşılacak bir uygulamayla farklılaştırılacağına; özellikle genç yargıçların utanmadan yaşayacakları bir ekonomik ortam sağlamak gerekmez mi? O gencecik insanların onuru, üç kuruş için günde kaç kez kırılıyor, biliyor muyuz?
Siyaset nedir?
İnsanları mutlu etme sanatı mı? Halka ait işleri gözeterek, yolu ve usulünce yürütmek mi?Akıllı, tedbirli, ihtiyatlı davranış mı? Kurnazlık mı? Hangisi?
Zamana ve zemine göre değişse de, bizim ülkemizde, siyaset, daha çok ‘seyisliği’ çağrıştıran biçimiyle anlaşılmalı. Yani, azgın ve üzerine hiç binilmemiş atı eğitmek… Azgın bir atın üzerinde durabilmek; onu kullanma ustalığıdır, siyaset.
Bir de, Pötürgeli yaşlı hamalın, kırılacak yük indiren genç hamala tavsiyesi tam bir siyaset tarifi: ‘Yükünü siyasetle indir!’
İnsanlığın tarihi kadar eski olsa da…
Siyasetin bizdeki görüntüsü bu kadar yalın!
Popularity: 7% [?]

Son Yorumlar