Sonrası
Makaleler
Bu yazıyı yazdır
18 Aralık 2004
Avrupa Birliği’ maceramız netleşmeye başladı. Şimdiye kadar söze dayalı olarak yürüyen ilişkiler, artık gerçek bir zemine oturuyor. Kıbrıs başta olmak üzere, kronik sorunlarımız, AB’nin kendi kurallarını işleteceği mekanizmalara girecek.
Türkiye’nin bu konulardaki tavrını göreceğiz.
Birkaç günden beri- okuyucularımdan, iki konuya odaklanmamı isteyen telefon ve e-posta sağanağı başladı. Birincisi, AB’nin ve Türkiye’nin rakamlara dayalı tarımsal kıyasını yapmam. İkincisi de, Türkiye tarımının yapı bozukluklarını özetlemem.
Okuyucularımın da belirttiği gibi, yazılı ve sözlü basında birdenbire tarım öne geçti. Herkes tarımdan söz etmeye başladı. Bu olumlu bir gelişme. Geçenlerde bir TV kanalında Prof. Eser Karakaş işi öyle bir noktaya taşıdı ki, , öğrencilere tarım alanında uzmanlaşmalarını tavsiye ettiğini, önümüzdeki on yılda tarımın Türkiye’ye damgasını vuracağını belirtti. En itibarlı köşe yazarlarının da , tarım konusunda uzman olan yazarlar olacağını söyleyiverdi.
Yaklaşık bir yıla ulaşan yazılarımın tarım başta olmak üzere, orman ve çevre konularında olmasından dolayı, tarımda ve çevrede büyük kitleleri temsil eden Sivil Toplum Örgütlerinden yüreklendirici, teşvik edici, onurlandırıcı tepkiler almak beni mutlu etti, gelecek için umudumu artırdı. Oluşması için çaba gösterdiğim ‘ tarımda ortak payda’nın ilk ışıkları oldu.
Suya atılan taşın genişleyen halkaları gibi, çok sayıda yazar, tarıma bilimsel açıdan bakma çabası gösteren yazılar yazdı. Bu da, başını Star’ın çektiği bir kazanım oldu.
Bu güzel şeylerden sonra gelelim gerçeğe..
Türkiye tarımını en iyi nasıl özetlemeli?
Önce şunu belirtmeliyim. Ülkemizde tarım için verilen bütün rakamlar tahmine dayalıdır. Sağlıklı verilere dayanmamaktadır. Çünkü tarımımızın, sağlıklı bir veri tabanı oluşturacak yapısı yoktur..İkinci olarak, yıllardır kullanılan rakamların, gerçeği ne kadar yansıttığı da sorgulanmalıdır. Bir çırpıda sayalım: Tarımda istihdam, genel istihdamım yüzde kaçıdır? Köyde ikametin genel nüfusa oranı nedir? GSMH’ya tarımın katkısı yüzde kaçtır? Ortalama işletme büyüklüğü kaç dekardır ve kaç parçadır? Bütün ürünlerin birimden verimleri nedir? Bu soruların net bir yanıtı yoktur, sadece kabuller ve tahminler vardır.
Önce kendimizi bileceğiz, onun için de sayılacağız, yani envanterimizi çıkaracağız.
Tarımımızın en büyük yanlışı, mantıkta başlamaktadır. Tarımımız , kendi kendini aldatmaktadır.Verimi amaçlamamaktadır. Küçük ölçeklidir. Tekniği geridir. Hasılı, tarım, ekonomik kurallarıyla yürütülmemektedir.AB karşısında aksayan yönlerimizi değiştirip düzelteceğimize, ilk aklımıza gelen, AB’ne hangi konuları yuttururuz önyargısıyla Polonya’dan ‘ müzakereci’ transfer etmek… Bu tek örnek, bakış açımızı göstermeye yeter.
Ya AB nasıl?
İlk kurulduğu yıllarda mevzuatının, finansmanın, bürokrasisinin %80’ni, şimdilerde %50’ni tarıma ayırdığını söylemek yetmez mi?
Diğer tarafta bizim yıllardır özensizliğimiz..
Baştan alalım isterseniz. Siyaset, en özel, en önemli adamlarını tarıma ayırmadıkça, bu iş düzelir mi? Daha açıkçası, partilerin, tarım konusunda uzman kaç milletvekili var? Kimseyi incitmek istemem ama, tarımın başında, hangi sorunları iyi bilen bir uzman var? Tarım üst bürokrasisinin, ‘ deneme-yanılma ‘ yöntemiyle tarımda ilgisiz insanlardan oluşmasından ne zaman vazgeçilecek? Tarım Bakanlığı, Anadolu Lisesi hazırlık sınıfı mıdır? ‘Müptedi’ lere iş öğretme yeri mi?
Siz, tarıma ne verirseniz, tarımdan da onu alırsınız. Tarım, hiç yalan söylemeyen bir muhataptır. Katkınızın karşılığını mutlaka verir. İsrail, bir inekten yılda on tonun üzerinde süt alırken, siz hala 1500 kilolarda dolaşıyorsanız, kendinizi sorgulamanız gerekir.
Türkiye, tarımı hiç önemsemedi. Tarım da Türkiye’yi önemsemiyor. Türkiye, tarımla dalga geçti, tarım da Türkiye ile dalgasını geçiyor.
Ülkemiz AB’ne girer mi, girmez mi? Bilemem..
Bildiğim tek şey tarımı düzeltmek zorunda olduğumuzdur.
Yoksa, o bizi dümdüz edecek…
Kendi ayağına baltayı kendisi vuran siyaset, özeleştiri yapmalıdır.
Popularity: 5% [?]

Son Yorumlar