Sivil toplumun açtığı kapı
Star Gazetesi Yazıları
Bu yazıyı yazdır
19 Mart 2006
Rahmetli Özal’ın Türkiye için gerçekleşmesini arzuladığı sistem; adalet,savunma gibi alanların dışında,devletin,şu anda bulunduğu yerleri sivil topluma ve yerel yönetimlere terk etmesi biçimindeydi.
İkinci yenilenme programı adı altında,’Yeni Parti’ ile planlanan durum,bu amacı gerçekleştirmek üzere partinin kurulması, Yusuf Özal başkanlığında belli bir yer edinmesi,daha sonra da Turgut Özal’ın Cumhurbaşkanlığından istifa ederek,işin başına geçmesi ile sonuçlanacaktı.
Bugünlerde medyada ayrıntıları verilen bu olayların gelişiminde,çoğu kısmının ilk şahitlerden birisi oldum.
Merkezi idarenin alanının bu kadar büyük ve etkin olmasının, yatırımların yerinden yönetilmesi ilkesi ile ters düştüğü kanısındaydı. Aynı görüşü, pratikten gelen birçok merkezi idare yöneticisinin de savunuyor olması, bu konuda ortak aklı oluşturmuştu.
Mesela, rahmetli vali Recep Yazıcıoğlu, benim de dikkatle okuduğum çok güzel bir rapor hazırlamıştı.
Arşivimde muhafaza ettiğim bu raporda, tüm illerdeki yatırımların Ankara’dan planlanmasının, ne kadar gülünç sonuçlar verebildiğini, çarpıcı örneklerle vurguluyordu. Adana için düşünülmüş bir sağlık biriminin Kars’a yapılmasının, ya da hiç ihtiyacı yokken bir vilayete bazı yatırımların Ankara’dan planlanmasının nasıl bir kaynak israfına neden olduğunu, ne güzel anlatıyordu.
Rahmetli Yazıcıoğlu’nun valilik hayatında edindiği deneyimlerle gelişmiş ülkelerdeki uygulamaları göz önüne alarak hazırladığı raporla, Turgut Özal’ın, Yeni Parti’de programlaştırdığı yapının, AK parti için önemli bir nirengi noktası oluşturduğunu söylemek mümkün. AK Parti’nin kurulduğu ve Türkiye için düşündüklerini planladığı dönemde, bunların çok konuşulduğunun, belgelere de döküldüğünün şahidiyim.
Şimdi, bir ucundan uygulamaya koyuluyor. Belki ideal biçimini almadı ama,sivil toplumun hizmet yüklenmesinin ilk örnekleri oluşmaya başladı.
Malatyalı İşadamları Derneği (MİAD), yuvadaki olaylar üzerine yeni bir yapılanma için, ilgili Devlet Bakanlığı ile bir çalışma yürüttü. 12 villa tipi yapı içerisinde çocuklarımızın özel eğitimli öğretmenler eşliğinde yetiştirilmeleri için proje tasarlandı.Finansmanı, Malatyalıların yaklaşık bin kişiyle katıldıkları bir gecede Sayın Başbakan’ın nezaretinde işadamlarına paylaştırıldı. Sonuç olarak 12 yerine 17 villa için imkan oluşturuldu.
Geceden hemen sonra Malatya’ya geldim, Aydınlar Ocağı’nda akademisyenlere, Malatya kültürü üzerine bir konuşma yapmak için.Konuşmadan sonraki sohbette, Üniversiteden öğretim üyelerinin öncülüğünde kurulan Şizofreni Derneği ve lösemili çocuklarımız için kurulan dernekte yapılan faaliyetlerin, imkansızlıktan kıvrandığını ilettiler.Ben de bu emaneti MİAD’a aktaracağım şüphesiz ve en kısa zamanda sorunu çözeceğiz.
Sivil irade,hemşehrilerine hizmetle, kendi yetiştiği topraklara borcunu ödeme gayretinde. Bu bilinç, devlet iradesinin kollaması ile, doğru yerlere ulaşabiliyor.
Geçen yazımın başlığını hatırlıyor musunuz?
Biz bu işi başaracağız.
Kalkınma Ajansları’na ek
Şu günlerde hazırlanan ve 26 kalkınma ajansıyla Türkiye’yi yönetmeyi düşünen sisteme, bir katkı sağlamak amacıyla, Tunceli-Bingöl-Elazığ ve Malatya illerinin bir bölge olarak düşünüldüğünü, bu yapının eksik olduğunu belirtmek isterim.
Türkiye’yi yağış havzalarına göre düzenleyecek bu sistemde, Adıyaman’ın da bölgeye dahil edilmesi zorunludur. Aksi halde havza parçalanmış olur.
Uzmanlara göre bu mutlak bir zorunluluk.
Hatırlanırsa, havza esaslı Topraksu bölge sisteminde de Adıyaman, bu bölgedeydi.
Düzenlemenin, bu doğrultuda yeniden yapılması yararlı olur.
Popularity: 7% [?]

Son Yorumlar