Rapor TÜSİAD’dan danışman Polonya’dan…
Star Gazetesi Yazıları
Bu yazıyı yazdır
11 Ekim 2004
Tarım Bakanlığı’nın, TÜSİAD başta olmak üzere birçok kurumdan tarım raporu istediği, Bakan tarafından açıklandı. Ülke çapında ‘ortak akıl’ edinimi için olumlu bir adım. Ancak tarım sorunlarını çözmek için birinci öncelikli olan kurumu önemsizleştirme,ülke tarımcılarını yok sayma noktasından da olumsuzluklar taşımaktadır. Kuşkusuz ki, özellikle Türkiye gibi ülkelerde tarım, yaşamsal önemdedir. Ekonominin sağlığı da bu nedenle tarıma dayalıdır. Bu doğruların gelip dayandığı ana doğru da, bu sorunu başta tarımcıların ortak amaç oluşturduğu bir konsensüsün çözeceğidir. Bu gerçek hiçbir zaman gözardı edilmemeli.
İster TÜSİAD’dan rapor istensin, isterse DPT’nin Beş Yıllık Kalkınma Planları’na bakılsın, istenirse siyasal partilerin tarımla ilgili programları söz konusu edilsin, ya da AB’nin önerileri dikkate alınsın, hazırlanmış tüm tarım raporlarının ortak noktasını bir araya toplasanız; Türkiye için yapılması gerekenler hep aynıdır. Çünkü; ‘akıl için yol birdir’ ve doğrular her yerde, herkes için geçerlidir.
O nedenle, Tarım Bakanlığı’na düşen, artık şundan bundan rapor istemeyi bırakıp, doğrudan doğruya ‘icraata’ başlamasıdır.
Herkesin kabul ettiği bir doğru var: Tarım, toprakla yapılmaktadır. O nedenle Türkiye’de tarım işletmeleri uygun ölçeğe yükseltilmelidir. 54 dekar ve 8 parça olan tarımsal işletme ölçeğimiz, mesela AB’de ortalama 263 dekar ve tek parçadır. Önce, ‘optimal ölçeğin’ bölgelere ve toprağın kalitesine göre sağlanması gereklidir. Erozyonun en önemli nedeni olan eğimli 4.sınıf - 7.sınıf araziler teraslanmalı ve yöreye uygun meyve ormanlarına dönüştürülmelidir.
Çok önemli bir konu daha; ‘uygun ölçek’in bir daha bölünmemesi için miras hukukunun değiştirilmesi ve optimal ölçekteki çiftliklerin, şirketleştirilmesidir.
TÜSİAD’dan rapor isterseniz, size Türkiye’nin en önemli sorununun yeterli miktarda üretememek olduğunu söyleyecektir. Ekleyecektir; ülkemizde nüfus artış hızı, tarım sektörünün büyüme hızını geçmiştir; bu nedenle, doğan her bebeğin gıdası, gittikçe artan bir oranda dış alım ile karşılanmaktadır. Tarım politikasının mutlaka üretimi teşvik etmesi gerekmektedir. DGD gibi yanlış bir teşvikin, çiftçiyi, maliyeti ucuz ve üretimi kolay ürünlere yönelttiğini söyleyecektir.
Kısacası, ‘tarımda verimliliği ön planda tutarak, katma değeri yüksek ürün üretiminin artırılması, tarım politikasının amacı olmalıdır’ diyecektir. ‘Tarım öncelikli konu olmak zorundadır’ diyecektir
Bunu sağlamak için de; elektronik alt yapısı, olan bilgiyi üyeleri ile paylaşan, dünya tarımının gerçeklerini bilen etkili bir örgüt yapısının kurulması şarttır. Bu meyanda, ürün bazında üretici birliklerinin kurulması, tarımsal örgütlenme, ürün borsaları, vadeli emtia işlem borsalarının kurulması, tarım sigortası, özerk ve ihtisaslaşmış tarım bankası, AB mevzuatına uygun hal yasası, gıda güvenliği ve güvenilirliğinin sağlanması, koruma ve patent yasalarının çıkarılması, araştırma-geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesi ve üniversitelerin tarım bölümlerinin ayrıntılı araştırmalar için teşvik edilmesi, destekleme politikalarıyla ayrıntılı verimliliğin sağlanması, kayıt sistemi, ürün envanteri, tarımsal alanların bütünleştirilmesi, hayvan kayıt sistemi… gibi ana başlıklardaki konuların sorun olmaktan çıkarılmasını önerecektir…
Mevlana ne güzel söylemiş; ‘Başkasını bilen, bilgin; kendisini bilen bilgedir’ diye. Başkaları sizin hakkınızda yol göstermeden; siz kendinize, kendi dinamiklerinize dönüp sorunlarınızı ve çözümlerinizi tespit etmelisiniz ki, bilge olabilesiniz, dik durabilesiniz; saygınlığınız olsun.
Aksi halde, Osmanlı’nın yıkılış dönemlerinde olduğu gibi, en ufak sorununuzu çözmek için Batı’dan uzman getirmekle kalırsınız. Sorun çözülmediği gibi, bu anlayış sizi yıkıntıya götürür.
‘Tarım sorununu biz çözeriz!’ diyen en az yüzbinler var bu ülkede. Uzman, konusunu iyi bilen ve hizmet şevkiyle dolu. Bütün mesele, uygun ortamı oluşturmakta, bu potansiyeli harekete geçirmede.
Raporu TÜSİAD’a, AB müzakeresinin tarım bölümünü Polonyalı’ya ısmarlamak yaralıyor bu yüzbinleri.
Popularity: 7% [?]

Son Yorumlar