Yazan:
Cumali Ünaldı
; Tarih
8 Ağustos 2004
Bu yazıyı yazdır
YIL 1988 Malatyaspor Asbaşkanıyım: Sorunlu bir yönetim teslim aldık ve Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdik. Spor kulüpleri dernek sayıldığından şirket kurması mümkün görülmüyordu. Bakanlığın ‘özel bir yorumu’yla Malatyaspor A.Ş.’yi kurduk. Takıma kişilik ve kimlik kazandırmayı amaçlıyorduk.
O günlerde İstanbul İnönü Stadı’nda Beşiktaş’a 4-0 yenildiğimizde, kaptanımız Ünal Karaman’la durumu kritik ediyoruz. Ünal ‘Abi, bizim sırtımıza Beşiktaş formasını geçirin, biz onları 4-0 yenelim!’ deyiverdi.
Okumaya devam et >>> »
Popularity: 6% [?]
Bu Yazıyı Paylaşın
Yazan:
Cumali Ünaldı
; Tarih
5 Ağustos 2004
Bu yazıyı yazdır
Türkiye’nin tarım sorunu; tam bir kördüğüm…
Mikadonun çöpleri gibi,bir tarafa dokunsanız öbür tarafta deprem oluyor.
Kökten önlemlerle sorunu çözmekten başka çare yok.
Aynı zamanda uygulamadan sonra ortaya çıkan sonuç,herkese “gönül rızası” duygusu vermeli.
İşin püf noktası da burası..
“Ortak aklın çözümü”nün gündeme geldiği yer yani… Okumaya devam et >>> »
Popularity: 6% [?]
Bu Yazıyı Paylaşın
Yazan:
Cumali Ünaldı
; Tarih
31 Temmuz 2004
Bu yazıyı yazdır
Bir roman adı: Dostlukların Son Günü. Selim İleri’nin. Geriye dönüp bakalım, o son güne, son günden bir öncesine ve sonrasına..
Özenle yürüttüğünüz nice arkadaşlıkların, birçok sınavdan geçmiş dostluklarınızın eski yoğunluğunu taşımadığını hissedersiniz bir anda. Yüreğiniz burkulur, kederlenirsiniz. Geleceğini az-çok tahmin edebiliyorsanız daha da artar üzüntünüz.
Sudaki tahta parçası gibi, taş attıkça uzaklaşır sizden. Yokolup gidecektir. Geride, bir yara gibi iz bile bırakmadan. Hiç olmamışcasına. Her hatırladığınızda hayıflanacaksınız, bir alev yakacak boğazınızı. Kimyanız değişecek…
Ama hayat sürecek. Okumaya devam et >>> »
Popularity: 8% [?]
Bu Yazıyı Paylaşın
Yazan:
Cumali Ünaldı
; Tarih
28 Temmuz 2004
Bu yazıyı yazdır
Çok hoş bir hikaye var. Yaşanmış bir olay. Köyünden hiç çıkmamış birisi, hacca gidiyor. Birdenbire değişik insanlar, değişik milletler, değişik ülkeler… Şaşırıyor. Dönüşünde soruyorlar, neler gördün diye.. ‘Bu Araplar’a akıl ermiyor’ diyor. ‘Ezan okuyorlar Türkçe, namaz kılarken Türkçe, konuşmaya başlayınca Araplar Türkçe’yi şaşırıyor!’ diyor.
İnsanın da,yönetimlerin de gelip tıkandığı nokta,yerelliği aşamamak, yaşadığı dünyadan habersiz olmak: Müthiş bir çelişki bu… Bir yandan birey olarak kişisel iradeniz ya da yönetim olarak toplumsal iradeniz var.. Çok şey yapabilmeye iktidarınız var.. Ancak içinizde vizyon oluşturacak her şey yerelliğin sınırları içinde.
Biraz açalım isterseniz..
Okumaya devam et >>> »
Popularity: 9% [?]
Bu Yazıyı Paylaşın
Yazan:
Cumali Ünaldı
; Tarih
24 Temmuz 2004
Bu yazıyı yazdır
Çevre ve Orman Bakanı, Türkiye’nin önümüzdeki 15 yıl içerisinde çölleşme tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu söylüyor.
15 yıl! Çok yakın bir gelecek..
Yani, bu durum böyle sürerse, 15 yıl daha ömrü olanlar çölleşmiş bir Türkiye’de yaşayacaklar.
Sebebini de söylüyor: Çarpık kentleşme, arazi kullanımı ve sanayileşme yüzünden…
Okumaya devam et >>> »
Popularity: 14% [?]
Bu Yazıyı Paylaşın
Yazan:
Cumali Ünaldı
; Tarih
21 Temmuz 2004
Bu yazıyı yazdır
Herkesin hayvancılıktan anladığı başka.. Bu işkolundaki işçi sendikalarına sorarsanız hayvancılık,kombinaların özelleştirilmesi ile bitti. Onların ilgileri daha çok sendikalı işçilerle olduğundan hayvancılığı bir tarımsal üretim olarak algılamaları zorlaşıyor. Kombinaların özelleşmesi,hayvancılığın bitirilmesi ile eş anlamlı onların kitabında.
Celepler,hayvan yetiştiricileri,besiciler… Erzurum,Kars,Ağrı’nın büyükbaş hayvan yetiştiricileri… Erzincan,Elazığ,Malatya… ve diğer Şeker Fabrikaları etrafında kümelenen ‘besiciler’. Bunlara sorarsanız pancar yetiştiriciliğinin daralması ve Şeker Şirketi’nin besi kredilerine son vermesi,hayvancılığın da ipini çekmiştir.
Okumaya devam et >>> »
Popularity: 7% [?]
Bu Yazıyı Paylaşın
Yazan:
Cumali Ünaldı
; Tarih
17 Temmuz 2004
Bu yazıyı yazdır
Henüz görmedim. Ama gazetelerde okudum. Sanayi Bakanı Ali Coşkun, bugüne dek değişik konularda yazdığı şiirleri kitaplaştırmış.
Cesaretini kutluyorum.
Sanata konu olacak duygu ve düşünceleri taşımak bir insanı farklılaştırır, diğer insanladan ayırır. Kendini sesle, renkle, sözle ifade etmek bir insanı ‘özellikli’ kılar. Duygularını yazıya dökmek, bir emek işidir. Yazdıklarını yayınlamak da, kendini ‘er meydanına’ sürme cesaretini göstermektir. Bu nedenle Ali Coşkun’u kutluyorum.
Okumaya devam et >>> »
Popularity: 8% [?]
Bu Yazıyı Paylaşın
Yazan:
Cumali Ünaldı
; Tarih
14 Temmuz 2004
Bu yazıyı yazdır
Kime? Cumhurbaşkanlığı’na, hükümete, muhalefete bir teklif…
Türkiye yeniden biçimleniyor. Kamu, kendi içerisinde yeniden alan belirlemesi yapıyor. Merkezi yönetim ve yerel yönetimler, yepyeni bir anlayışla düzenleniyor.
Alışılmışın dışında bir Türkiye ile karşı karşıya olacağız bundan sonra.
Cumhurbaşkanı, hükümetin hazırladığı il özel idareler yasa taslağını önemli bir endişeyle, bir daha görüşülmek üzere TBMM’ye gönderiyor. Merkezi yönetimin zayıflamasının irtica ve bölücülüğü güçlendireceğini düşünüyor. Üniter devletin zarar görebileceğine dikkat çekiyor.
Okumaya devam et >>> »
Popularity: 6% [?]
Bu Yazıyı Paylaşın
Yazan:
Cumali Ünaldı
; Tarih
8 Temmuz 2004
Bu yazıyı yazdır
Van Gölü Canavarı’nı hatırlıyor musunuz? On yıl kadar önceydi.. 1995’te, Türkiye birkaç ay bir olayla çalkalandı. Yazılı ve görsel basında her gün bu canavara ait görüntüler;görenlerle konuşmalar, yorumlar yer aldı. Van Valisi, Vali Yardımcıları, milletvekilleri… aylarca konuşup durdu. Belki bugün gülünç geliyor,ama olay dallanıp budaklandı, TBMM olaya el koydu. Tam adı: ‘TBMM Van Gölü Araştırma Komisyonu’ olan bir meclis araştırma komisyonu kuruldu.
Aslında çok sıradan bir mesele gibi görünse de,bu tip olaylardan hareketle Türkiye’deki devlet anlayışı konusunda akademik sonuçlar çıkartmak mümkün.
Okumaya devam et >>> »
Popularity: 10% [?]
Bu Yazıyı Paylaşın
Yazan:
Cumali Ünaldı
; Tarih
7 Temmuz 2004
Bu yazıyı yazdır
Türkiye çok istiyor… Ama Avusturya Başbakanı Wolfgang Schüssel, Türkiye’nin AB üyeliği için dört önemli soruna dikkat çekiyor.. Bu çoktan beri AB’nin dillendirdiği bir söylem. Birçok platformda söylenmiş şeyler. Belki bugüne kadar ima ediliyordu, şimdi daha açık ifade ediliyor.
Schüssel, nüfusumuzun çokluğunu, insanımızın satınalma gücünün düşüklüğünü; Suriye, Irak ve İran’a komşu olmamızı ve en önemlisi Türkiye’deki çiftçi sayısının, tüm AB ülkelerindeki çiftçi sayısının üç katı olduğunu söylüyor olumsuzluk olarak.
Okumaya devam et >>> »
Popularity: 7% [?]
Bu Yazıyı Paylaşın
Son Yorumlar