Bizde devleti yönetenlerin, yapıp ettiklerini, bir sır gibi sakladıkları bilinir. Bundan dolayı siyasal anı kitapları seyrek; belge, yok denecek kadar azdır. Bunun altında yatan sebebin, aslında, politikacıların hiçbir şey yapmadıklarının bilinmesini istemedikleri biçiminde yorumlanır. ‘Devlet sırrı’ kavramının bu kadar geniş tutulmasının, içi boş olma korkusundan kaynaklandığı söylenir. Yaşadıklarını yazıya dökmediklerinden, bir süre sonra yalan yanlış söylentilerin de önü alınamaz olur.
Devleti tesadüfen yönetmekle, devlet adamı olmak arasındaki incelik de budur belki… Okumaya devam et >>> »
Popularity: 8% [?]
Bu Yazıyı Paylaşın
AB ile ilişkiler, Türkiye için, bir bakıma hem kendisini, hem karşısındakini tanıma, biraz da deneme yükümlülüğünü beraberinde getirecek gibi.
Bugüne kadar farkında olmama güdüsü ile yürüyen, daha çok sözle beslenen bu mecra, kendi küçük kıyametine çattı birdenbire… Okumaya devam et >>> »
Popularity: 7% [?]
Bu Yazıyı Paylaşın
Yazan:
Cumali Ünaldı
; Tarih
26 Şubat 2005
Bu yazıyı yazdır
Başbakan’ın, TOBB Üniversitesi’nin açılışında söyledikleri ilginç. Televizyonlara yansıdığı kadarıyla, teori ve pratiği ayrı ayrı inceleyen Başbakan, hayatta, teori ve pratiğin kıvamlı irilikte, olması gerektiği kadar bulunmasına işaret ediyor, sonuca ulaşmanın görüntüden daha önemli olduğunu vurguluyor. Örnekleri çok ilginç. Okumaya devam et >>> »
Popularity: 8% [?]
Bu Yazıyı Paylaşın
Yazan:
Cumali Ünaldı
; Tarih
23 Şubat 2005
Bu yazıyı yazdır
Şu hale bir bakın! Her yıl denizlere, rezervuarlara, başka ülkelere en verimli üst toprak tabakası sular - sellerle taşınsın. Bir veriye göre 500 milyon ton, başka bir veriye göre (her ikisi de devletin resmi rakamları) 1.2 milyar ton toprakla akıp giden 9 milyon ton bitki besin maddesi… ki, bunun için her yıl bir Kıbrıs adası kadar toprak kaybı derler, işi bilenler…
Bitmedi… Okumaya devam et >>> »
Popularity: 8% [?]
Bu Yazıyı Paylaşın
Yazan:
Cumali Ünaldı
; Tarih
19 Şubat 2005
Bu yazıyı yazdır
Son istifa olayı ile ilgisi yok… Ancak, hükümet etme ve hizmet anlayışı için yeni bir bakış açısı… Yeni bir davranış biçimi… Belki bir öneri olabilir…
Günlerdir kamuoyu kabine değişikliği ile meşgul. Herkes kendine göre bakanları görevden alıyor, yeni bakanlar atıyor. Türkiye’de iki şey hep yapılır. Birincisi, maçlarda herkes kendini antrenörün yerine koymayı çok sever. Kendi kafasındaki takım kurulmadıysa, mevcut takımın hata yapmasını bekler, kafasındaki takımın kurulması için fırsat oluşmasını ister. İkincisi de, herkes kendini Başbakan’ın yerine koyar, kafasına göre kabine kurar. Kurulmuş kabineyi kendine göre değiştirir. Okumaya devam et >>> »
Popularity: 7% [?]
Bu Yazıyı Paylaşın
Yazan:
Cumali Ünaldı
; Tarih
16 Şubat 2005
Bu yazıyı yazdır
Mesleksiz, eğitimsiz, yoksul… Ne kadar sorun kaynağı varsa, çekim gücüyle batıya akmaya başladı. Ne zaman? Doğu’nun, Güneydoğu’nun kapakları bilinçsizce açılınca… Metropollerin istiab haddi dolunca, ekmeğin olduğu her yere gittiler cazibeyle. Karadeniz’den İç Anadolu’ya kadar artık her yerde onlar vardı. Kimler? Mesleksiz, eğitimsiz, yoksul zavallılar.
Yavaş yavaş bulundukları şehirlerin önde gelen sorunu olmaya başladılar. Kaçak yapılaşmadan kayıtdışı ekonomiye, yasadışı oluşumlardan kap-kaça kadar her işte onlar vardı. Daha da kötüsü, aileler beşer-onar çocukla bu basıncı besledi. Okumaya devam et >>> »
Popularity: 8% [?]
Bu Yazıyı Paylaşın
Yazan:
Cumali Ünaldı
; Tarih
12 Şubat 2005
Bu yazıyı yazdır
Bugünü yaşayanlar, şu tespiti unutmasın lütfen: Tarımımız, insanla toprak arasındaki uyumun bozulduğu günden beri sorunludur. Bunun köklerini tarihte gidebildiği yere kadar götürebilirsiniz. Toprağın düzeni bozulduğunda, tüm destekler, tüm teşvikler, tüm teknolojiler boşa gitmektedir.
Bugün de yapılan bir çok şeyin boşa gideceğinden kimsenin şüphesi olmasın. Ta ki toprağın insanla uyumu sağlanıncaya kadar. Okumaya devam et >>> »
Popularity: 8% [?]
Bu Yazıyı Paylaşın
Yazan:
Cumali Ünaldı
; Tarih
9 Şubat 2005
Bu yazıyı yazdır
Nedir? Köhne, hantal, tembel, yaratıcı çözümler üretemeyen, bilimsel ve ekonomik olmayan yapısıyla Tarım Bakanlığı’dır. Üstelik bu, günümüze özgü bir görüntü de değildir. Kurulduğu günden beri tarımının önündeki engel Tarım Bakanlığı olmuştur.
Filmi başa alalım. Okumaya devam et >>> »
Popularity: 9% [?]
Bu Yazıyı Paylaşın
Yazan:
Cumali Ünaldı
; Tarih
5 Şubat 2005
Bu yazıyı yazdır
3 Şubat 2005, Perşembe. Biz üç Malatyalı, Yeni Şafak yazarı Ahmet Kekeç, Agos Gazetesi Genel yayın Yönetmeni Hrant Dink ve ben… saatlerce Malatya’yı, gençliğimizi, çokkültürlü geçmişimizi, Anadolu’yu konuştuk Agos yönetimevinde… Sonra Samson Özararat geldi Fransa’dan. Birdenbire, rahmetli (kayınbiraderim) Zeki Vaizoğlu’nun Ankara Fen Lisesi’nden çok yakın arkadaşı olduğunu hatırladım. Gençliğimizde Zeki o kadar çok sözederdi ki bu dostluktan… İçeri girer girmez Samson’a sordum Zeki’yi tanıyıp tanımadığını… ve sohbete Samson da dahil oldu, hatıralarıyla, sevgili Zeki de… Okumaya devam et >>> »
Popularity: 8% [?]
Bu Yazıyı Paylaşın
Yazan:
Cumali Ünaldı
; Tarih
3 Şubat 2005
Bu yazıyı yazdır
Baştan beri yanılgımız bu… Tarıma, bir ekonomi olayı olarak bakamamak. Bundan dolayı başkaları buğdaydan dekara bizim üç mislimiz verim alıyor. Onun için bir inekten 10 ton süt almak mümkünken, biz 1,5 tonu başarı görüyoruz. Bu nedenle bizim sığırlarımız başkalarının koyunu kadar, koyunlarımız hindi ağırlığında…
Akıl alır gibi değil… Konya’dan küçük Belçika, arpa ekiğimiz alan kadar tarım alanı olan Yunanistan, bizim tarımsal gelirimizin fazlasını elde ediyor… Okumaya devam et >>> »
Popularity: 10% [?]
Bu Yazıyı Paylaşın
Son Yorumlar