Yarın, Turgut Özal’ın ölüm yıldönümü. Siyasi görüşünüze uyar, ya da uymaz, ama herkesin kabul edeceği gibi farklı bir kişilikti. Sevip beğenenler için sözüm yok. Beğenmeyenler de, onun, Türkiye gibi, kabuğuna sıkışmış bir ülkede, devrim denecek bir hızla, dünyaya açılmayı sağladığına itiraz etmezler.

Dış borçların artışı ve devlet erkinin zayıflamasını, Özal’ın en büyük kusuru olarak görenler de vardır. Bu onların düşüncesidir, saygıyla karşılanır.

Tarafsız olarak bakıldığında, Özal neydi?

Her şeyden önce, bulunduğu her yere kişisel çabası ile gelmiş, yapacağı işlere ait bir planı bulunan, çalışırken yanlışları görebilen, onların yerine de kafasındaki doğruları yerleştirebilen bir insandı.

Ama öncelikle bir insandı.

Kutsal kitaplardaki Hz.Yusuf kıssasına rahatlıkla uyarlanabilecek bir yönü vardı. Yakınları onu çoğu zaman kuyulara attı. Çok azı dışında, sevdiklerinden zarar gördü. En dar zamanında, kendisinin ismini parlattığı yakın çalışma arkadaşları tarafından terk edildi. Cumhurbaşkanı olduktan sonra, kurduğu parti kendisini dışladı. Ölümünden az önce o zamanki ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz, Ana Muhalefet Partisi Başkanı olarak, onu uğurlama-karşılama törenlerine katılmayacağını açıklayarak, tanımayanların safında olduğunu ima etti.

İkinci yenilenme hareketi olarak düşündüğü Yeni Parti’yi kurdurdu. Başına da kardeşi Yusuf Bozkurt Özal geçti. Kendisi de Cumhurbaşkanlığı’ndan ayrılıp, partinin başında, sahaya inecekti.

Kendisini sevenler ANAP’tan istifa etti. Hangi nedenle bilmiyorum, onu terk edip döndüler. En yakını sayılanlar bile… Yaşarken ihaneti gördü. Vaktiyle şark kurnazlığıyla kendilerini köle, onu efendi görenler, zayıf anında gölgesini bıçakladılar.

Ama o her zaman bir mümin olarak durumu tevekkülle karşıladı. Ayrıca, her koşulda tam bir delikanlıydı.

…ve öldü.

Ölüm nedeni bilinmeyen bir Kızılderili reisi için söylenen, onun için de doğruydu: O, kalbi kırıldığı için öldü…

Anılar, anılar…

Şimdi, İzmir’de beş günlük asker olan oğlum Burak’la, Kocatepe’de cenaze namazını kıldık. Yanımızda yanık bir heykel gibi Elçibey vardı.

Namazdan sonra, Recep ve Said Yazıcıoğlu, Beşir Atalay, Haşim Kılıç, Fehmi Koru, Burak ve Ben, öznesi insan ve devlet olan uzun bir sohbetle Özal’ı anlamaya çalıştık.

İstanbul’daki törene giderken, hayatımın ilk kazasını yaşadım. Haşim’le ikimizdik… Tren devrildi, başka bir trenle cenazeye yetişebildik.

İstanbul mahşer gibiydi. Tören tamamlandı.

..ve Turgut Özal’ın mezarının üzerine gece indi.

Geride bıraktığı her şey durdu.

İki buçuk yıl önce bugünkü iktidar, onun görüşlerine sıhriyet argümanıyla oy istedi ve aldı. Şimdi Erkan Mumcu başkanlığındaki ANAP da aynı iddia üzerinde.

Zaman içerisinde göreceğiz.

Siyasilerin insani yönü beni çok ilgilendirir. Yavuz Sultan Selim’in çok az bilinen bir gazelinde, Fuzuli’ye yakın bir ustalıkla yalnızlığını öne çıkardığını, Özal’la özdeşleştirerek yazmıştım. Özal, öyle bir yalnızdı; yapayalnız. Ve yaptıkları?

Türkiye’yi getirmek için çırpındığı çağdaş çizgi… İnsan onuru… Birey önceliği… Düşüncede, inançta, ekonomide özgür bir ortam…

Ve yapamadıkları…

Özal aşılmalı! Özal’ın ötesine varılmalı! Yoksa, geçen on iki yıl boşuna geçmiş olur.

Ama nasıl aşılacak?

Prof. Dr. Ömer Dinçer’in başlangıçta yapmayı düşündüğü şey, o kırık çizginin düzeltilmesi ve sürdürülmesiydi belki… Kamunun yeniden düzenlenmesi, yetkinin yerele kayması; yerinden yönetim gibi…

Önemli olan, genel tavır içindeki özeller ve onları gerçekleştirmek için ortaya konulan çabanın uygulanabilirliğidir. Buna, kararlılık da diyebiliriz.

Bu iktidarın, Özal’ın ısrarla söylediği, hayata geçirmek için çırpındığı, üç özgürlük olarak özetlediği yapının sınırını daha da genişletmesi, temelini sağlamlaştırması beklentisiyle iki buçuk yıl geçti…

Özal’a benzerlikler gösteren bugünkü yönetimin, yanlışlardan ders almak gibi bir avantajı da var üstelik.

Menderes’in Özal için ders olabilirliği doğru, ama eksikti.

Oysa Özal, bugün dikkate değer olgunlukta bir örnektir.

Titizlikle incelenmesi ve şimdiki sessizliğin de, kozasını ören ipek böceği gayreti olması, bir umuttur bu ülkede…

Popularity: 6% [?]

Bu Konu İle İlgili Yazılar

  • No related posts