Geçen haftayı, daha doğrusu haftanın son üç gününü, sizlere çok yakın bir yerde geçirdim.

Nerede dersiniz?

Adıyaman’da…

Adıyamanlılar Vakfı, Belediye, Valilik ve Üniversite, Adıyaman için turizmde yeni açılımları konuşmak üzere, bir sempozyum düzenlemişler.

Benim de “Kültür Turizmi”ni konuşmamı istediler.

Kültür Turizmi ile birlikte, Üniversite’nin talebi üzerine, MS. 125’te Samsat’ta doğmuş, 67 yıl yaşamış, 83 eser yazmış olan Samsatlı Lukianos ile ilgili bir hazırlık da yaptım.

Çok ilginç bir adam Samsatlı hemşehrimiz Lukianos…

Çok genç yaşta, bugünkü Ege Bölgesi’nde, o günkü adıyla İonia’da iyi bir eğitim görmüş, daha sonra Atina’da felsefe konuşmaları yapmış, geçimini de öyle sağlamış. Antakya’da avukatlık ve Mısır’da devlet görevi de yapmış. Bir ara Mısır Valisi olması bile sözkonusu olmuş.

Onu da ayrı bir yazıda sizlere anlatmak istiyorum.

Şu kadarını söyleyeyim ki, bütün dünyada hakkında binlerce eser yazılmış, üniversitelerde araştırmalar yapılmış.

Bizde, hakkındaki tek kitap, 1944’te Maarif Vekaleti’nin yayınladığı, Nurullah Ataç’ın çevirdiği, bendeki 2. baskıya Tahsin Yücel’in bir sunum yazdığı, büyük boy 500 sayfalık kitap.

Aylardır okuyorum, internetten bilgiler alıyorum; müthiş bir adam Lukianos.

Onu bu güne kadar tanımamış olmama da çok üzüldüm.

O yıllarda, çok tanrılı pagan inancına karşılık, tek tanrılı inanışı, akıl ve cesaretle savunmuş bir hemşerimiz.

Sokrates’in başına neler geldiğini hatırlarsanız, yerleşik dini inanca karşı çıkmanın ne denli bir yiğitlik gerektirdiğini de takdir edersiniz.

Lukianos’u bir yana bırakıp, kültür turizmi konusunda söylediklerimi özetleyeyim size…

Tek tek şehirlerin pazarlanması ekonomik değil. İspanya’da Endülüs, Fransa’da Nice, Cannes ve Monaco’da olduğu gibi, bölge turizmi yapmak lazım. Onun için de, Adıyaman, Elazığ, Malatya, Mardin, Urfa, Antep ve belki birkaç şehir daha, bir bölge olarak tanımlanmalı.

Kültür ve sanat açısından, Türkiye’nin imkanları, bu bölgeye odaklanmalı. Bunun için de Bakanlığın Tanıtma Genel Müdürlüğü, bu konuyu doğru algılamalı.

Mesela, bu işlerden anlayan bir merkez valisini, koordinatör bölge valisi olarak atamak gerekebilir.
Aşağıdaki komisyonları doğru insanlardan kurmalı:

a-Aktivite Komisyonu. (Uluslararası işbirliği ile, uluslararası üne sahip sanatçılarla ortak performanslar düzenleyecek.)

b-Tanıtım Komisyonu

c-Projelendirme Komisyonu

d-Çevre iyileştirme Komisyonu

e-Hukuk Komisyonu

f-Güvenlik Komisyonu

Ayrıca, uluslararası üne sahip bir yazarı, bölgede birkaç ay ikamet ettirip, bölgeyi yazmasını sağlamak. Mesela, İstanbul, bu iş için Amil Maoluf’u getirecek.

Şehircilik tasarımı çok önemli, Valilik, Özel İdare ve Emniyet’in katkılarıyla, Belediyeler bu işi çok iyi yapmalı.

En önemlisi de bu işi turizm yatırımcıları ile gerçekleştirmek. Hemşerimiz Tavit Köletavit, bu iş için en uygun uzmandır. Aynı zamanda, otelciler ve rehberleri de birlik olarak bölgeye çekmeli.

Unutmamalı ki, büyük oteller zinciri,kendi müşterisini de bulur.

Dünyanın önemli alanlarından Nemrut’a, yılda 65 bin turist geldiğini söylediler.

İskoçya’da hayali bir canavarı görmeye yılda 2 milyon insan gidiyor.

Bu bizim başarısızlığımız değil mi?

Bölgeyi, uluslararası platforma taşımak gerekir.

Mesela IPI (Dünya Gazeteciler Birliği) mensubu önemli turizm köşe yazarlarını, eşleriyle bölgede ağırlamak düşünülebilir.

2010 yılında İstanbul, dünya kültür başkenti olacak.

Bölgeyi, mesela, İslam ülkeleri kültür başkenti yapabiliriz.

Uluslararası birçok kongre burada yapılabilir. Özellikle sağlık alanı çok müsait.

Özetini sunduğum bu konuları, anlatmaya çalıştım.

Bölgemiz için turizm alanında bir atılım yapmanın günü geldi de geçiyor.

Adıyaman bunun farkına vardı.

Bu önemli bir açılım.

Umarım, Adıyaman’ın uyanışı, diğer şehirler için de bir lokomotif olur.

Bu arada Adıyaman Mercan Tv’da bir canlı yayında uzun uzun ülkemizin tarım ve özellikle de gıda güvenliği sorununu konuştuk Necati Atar’ın sunumuyla.

Bir de GAP Gazeteciler Birliği ki, ben de üyesiyim kongresine katıldım. Zeynal Abidin Kızmaz’ı yeniden seçtik.

Kongrede bir konuşma yapmamı istediler.

Ben de Adıyaman’ın bendeki izlerini anlattım.

Belediye Başkanı Necip Büyükaslan’ın rahmetli babası Hacı Basri Bey, dostumdu.

Sık sık dükkanına giderdim mesai çıkışı, sohbet ederdik. Necip de belki ortaokul öğrencisiydi, tezgahtaydı, babasına yardım ediyordu.

Edepli, terbiyeli, yaşından daha olgun ve zeki bir gençti.

Şimdi, aynı düzgünlükle Adıyaman’ı yönetiyor.

Adıyaman çok değişmiş, çok gelişmiş.

İyi insanlar sayesinde… Bir Necip Büyükaslan, Bir Nevzat Bayhan (Adıyamanlılar Vakfı Başkanı) ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Abuzer Yücel…

Gönül birliği içerisinde, sevgiyle, aşkla…

Popularity: 96% [?]

Bu Konu İle İlgili Yazılar