Önce Erdem Beyazıt’ı anlatmalıyım.
Bir zarif ademoğlu olarak…Henüz genç bir adam sayılırdı o şiiri söylediğinde.
Hangi şiiri?
Kendinden önce ölen dostlarına adadığı “Önden Gidenler İçin” adını taşıyanı…

“Onlar gittiler
 Yalnız bir yemin kaldı aramızda
 Ben şimdi bu yanda
 Kasılmış çıplak bir kurşun gibiyim
 Namluda”
 diye süreni…

Edebiyat Dergisi’nde yayınlandığında, belki de ben üniversitede öğrenciydim.
Seksenli yılların ortalarında tanıştık ruberu-yüzyüze-, Ankara’da…
Dost olduk.
Mavera Dergisi’ni benim çıkarmamı isteyecek, bir bakıma emaneti teslim edebilecek kadar yakın durduk birbirimize…

Bir dönem milletvekilliği yaptı ANAP’ta, Özal konusunda aynı şeyleri düşündük… Yani Sultan Abülhamit gibi, önemi anlaşılamamış bir devlet başkanı olarak, ancak gelecekte, yani öldükten sonra anlaşılacağını…

Yıllar önce Urfa’ya gittik, bir edebiyat toplantısına, hayli kalabalık bir grupla.
Uçağa binerken arama arama üstüne iken, milletvekili olduğunu söylemeyecek ve VIP’e tenezzül etmeyecek bir ruh yüceliği taşıyordu. Hatta polis kimliğini görmek istedi, milletvekili olduğunu görünce, neden VIP kolaylığından yararlanmadığına akıl erdiremedi bir türlü.
Siverek Taşlı Köyü’nde İzollu aşiretinin o bölgede ağası Mehmet İzol, tüm kalabalığımızla bizi yemeğe davet etti.
Kuzular kesilmişti.
Girişte, yaklaşık elli kişilik silahlı aşiret mensubu, çift sıra dizilmişti, biz de aralarından geçtik.
Erdem Bey, “Yahu sen hakikaten ağaymışsın”, deyiverdi.
Geceyi, Urfa Valiliğinin bize tahsis ettiği bir konakta geçirdik.
Erdem Bey’le ikimizi aynı odaya vermişlerdi.
Yeni by pass ameliyatı olmuştu ve sürekli sigara içiyordu.
Sigara içmemesini, sağlığındaki hassasiyete binaen hatırlatınca, o unutulmaz cevabı aldım…
Sigarayı rahatlıkla içebilmek için ameliyat olduğunu söyledi.

Geçen yıl mıydı, Adıyaman’da, bir yaz akşamı, Adyamanlılara şiirler okuduğumuz, şiir üzerine konuştuğumuz?
Sadece ikimiz, ne sohbetler ettik Adyamanlı hemşerilerimizle, ne şiirler okuduk…
Uzun uzun konuştuk sanat ve siyaset üzerine..
.
Edebiyatımızda, kamil bir dönemi temsil eder Mavera Dergisi…
Benim de şiirlerim yayınlandı Mavera’da…
İlk önce Cahit Zarifoğlu öldü, çok genç bir çağında…
Gece saat bir sularında, bana, Rasim Özdenören haber verdi ölümünü Cahit’in…
Sonra, asker arkadaşım Akif İnan…
Sonra Alaattin Özdenören…
Bir bir bırakıp gittiler.

Bir yolculuk için hazırlık yapıyordum,5 temmuz 2008,Cumartesi,22 sularında, telefonum çaldı…
AK Parti, Adana Milletvekili şair Recep Garip…
Erdem Bey’in vefatını bildirdi…

Bunlar geçti aklımdan.

Ya Erdem Bey, Erdem Beyazıt yani…
Türkçemizi güzelleştirenlerdendi.
İnsanımızın şiirini söyleyenlerdendi…
Dosttu…
İnsanoğluydu…
Beyzadeydi…

Rahmetini esirgemesin Rabbim.

Popularity: 21% [?]

Bu Konu İle İlgili Yazılar