Çürüyenler

Yazan: Cumali Ünaldı ; Tarih 23 Ekim 2005 Bu yazıyı yazdır Bu yazıyı yazdır

Üniversite… Hiçbir art niyet taşımadan, üniversite konusunu konuşalım mı? Bugünkü biçimiyle üniversitelerimizin dünya ile mukayese edilir durumda olduğunu söyleyebilir miyiz?

Daha da vahim olanı, birkaçı hariç, üniversitelerin düzelme gibi bir amaçları var mı?

Peki, salt tespit yeterli mi? Okumaya devam et >>> »

Popularity: 10% [?]

Deli Kız’ın sinisi

Yazan: Cumali Ünaldı ; Tarih 19 Ekim 2005 Bu yazıyı yazdır Bu yazıyı yazdır

Ben sadece Bayburt’a ait bir oyun zannederdim, TRT’de izledim, meğer Sivas’ta da oynanırmış. Kimbilir daha başka nerelerde var?

Malum, ‘68 kuşağıyız. Türkiye’de ilk boykotu Erzurum’da, Ziraat Mühendisleri’nin özlük hakları ile ilgili olarak yaptık, daha sonra yaygınlaştı, Fransa’da, şimdi Avrupa Parlamentosu’nda bizi savunan Kızıl Dany ile Kızıl Rudy’nin başı çektiği öğrenci olaylarının modasıyla, bizde de iş çığırından çıktı. Okumaya devam et >>> »

Popularity: 22% [?]

Güz günlüğü

Yazan: Cumali Ünaldı ; Tarih 16 Ekim 2005 Bu yazıyı yazdır Bu yazıyı yazdır

Attila İlhan öldü… Bu durumda rahmetli Babam, tarihi bir cümleyi fısıldardı bize: ‘Ölmeyecek olanlar sevinsin.’
Şairler, insanoğlunun gizli sesiyse, güz ile ölümü birleştirmedeki incelikleri de, ortak sesimiz değil mi?

Ki şiirinde Attila İlhan, uyduğu bu kaderi bakın nasıl anlatıyor: Okumaya devam et >>> »

Popularity: 9% [?]

Bindiği dalı kesmek

Yazan: Cumali Ünaldı ; Tarih 12 Ekim 2005 Bu yazıyı yazdır Bu yazıyı yazdır

Akşam TÜSİAD Başkanı Ömer Sabancı konuşuyor. Konuşmasının özeti üç kelime: Tarımın durumu vahim.. TZOB’nin sitesine giriyorum, çoğunluğu bu köşedeki yazılara dayandırılan aynı feryat. T. Ziraatçılar Derneği her fırsatta konuyu gündeme getiriyor. ATO’nun sitesinde, bu köşede okuduklarınızdan oluşan, acıklı bir tarım tablosu.. Ziraat Mühendisleri Odası’nın yol gösteren eleştirileri… TEMA, neredeyse çeyrek yüzyıldır, ‘Türkiye çöl olmasın’ diye, herkesi silkeleyip, uyarmaya çalışıyor. Okumaya devam et >>> »

Popularity: 11% [?]

Cibran’ın Samsun ‘Yolcu’su

Yazan: Cumali Ünaldı ; Tarih 9 Ekim 2005 Bu yazıyı yazdır Bu yazıyı yazdır

Samsun’a, bir dost söyleşisine katılmak üzere gittim. Önce, Cibran… İsmiyle müsemma, hiçbir kalıba sokulmayacak bir mekan. Sanatevi deseniz uyar, kahvehane deseniz sırıtmaz, aşevi bile uygun düşer.

Ayrıntılara girmeyeceğim. Okumaya devam et >>> »

Popularity: 14% [?]

No excuses management

Yazan: Cumali Ünaldı ; Tarih 5 Ekim 2005 Bu yazıyı yazdır Bu yazıyı yazdır

Türkçesi, mazereti olmayan yönetim demek. Daha doğrusu Prof. Dr. Ömer Dinçer öyle çevirmiş. Kitap, Bill Gates’ten Michael Dell’e kadar bilişim dünyasının 16 devinin macerasını anlatıyor. Adı da içeriğini yansıtıyor: Devlerin Arasında.

Kitap okurken; işaretler, notlar alır, başka kitaplara ya da yazarlara göndermeler yaparım, ilk okuduğum kitaptan beri.. Bu nedenle kütüphanemdeki kitapların hepsi, ikinci bir kitap yazılmış gibi, üzerinde emek çekilmiş, düşünceler ortaya konulmuş, belge niteliğine dönüşmüştür. Okumaya devam et >>> »

Popularity: 11% [?]

Evinde televizyon var mı?’

Yazan: Cumali Ünaldı ; Tarih 2 Ekim 2005 Bu yazıyı yazdır Bu yazıyı yazdır

Türkiye, o günleri de yaşadı.. Alkolle arası yoksa bile, generalliği tehlikeye atmamak için, davetlerde, içtiği suya limon sıkıp, rakı veya votka içiyormuş gibi yapan Albay arkadaşlarımız oldu, şaşırdık… Bize göre, isteyen içer, istemeyen içmez. İçmek modernlik göstergesi sayılmayacağı gibi, alkol almayanlar da -ister inançları nedeniyle, ister sağlık sorunlarından dolayı, isterse sevmediği için- başka bir kategoriye sokulamaz. Okumaya devam et >>> »

Popularity: 10% [?]

Dr. Asım Güzelbey’in Anteb’i

Yazan: Cumali Ünaldı ; Tarih 25 Eylül 2005 Bu yazıyı yazdır Bu yazıyı yazdır

Televizyonda kanalları dolaşırken, aa! Bir baktım ki, Asım Güzelbey. Doktor tatlı tatlı Anteb’i anlatıyor Meriç Köyatası’na, gözlerinin içi gülerek.18 yaşındaki bir aşığın, aşkını anlatırkenki yürek parıldamasıyla. Takıldım kaldım, sonuna kadar da izledim.

Anteb’in fazla bilinmeyen yemeklerini anlatıyor. Annesinin, patlıcan kuruturken içinden çıkardığı malzemeyi zayi etmediğini, küb şeklinde keserek kuruttuğunu, ondan da başka bir yemek yaptığını söylüyor. Okumaya devam et >>> »

Popularity: 15% [?]

Başbakan’ın ‘Çevre’si

Yazan: Cumali Ünaldı ; Tarih 21 Eylül 2005 Bu yazıyı yazdır Bu yazıyı yazdır

Yok, hayır, Başbakan’ın çok yakınındaki siyaset arkadaşlarından, danışmanlarından, dostlarından söz edecek değilim.

Benim üzerinde duracağım konu daha basit, daha az siyasi; ama hepimizi daha çok ilgilendiren bir şey. Okumaya devam et >>> »

Popularity: 9% [?]

Bir yüksek yargıç seçimi hikayesi

Yazan: Cumali Ünaldı ; Tarih 18 Eylül 2005 Bu yazıyı yazdır Bu yazıyı yazdır

Bugün Pazar.. Keyifle yaşayacağınız, içini dolduracağınız, güzel geçmeye aday bir gün..

Gökyüzünü ve yeryüzünü, havayı ve toprağı, geceyi ve gündüzü, sadece size sunulmuş bir nasip olarak algılamaktan yanasınız; bunda haklısınızda.. Çünkü, yüreğiniz, bir ilkbahar toprağı gibi kabarıyor..

Bugünü keyfinizce yaşasanız da-tatil-, yarın, sizi kendi kurallarına uyduracak-iş günü-. Belki de, kendi konumunuzu boğuşmak olarak niteleyeceğiniz bir hafta başlayacak..

Ama, bugün, hala size ait, sizin mülkiyetinizde.

Sımsıkı birleştirdiğiniz parmaklarınızın arasından, bir avuç su gibi akıp gidecek olsa da.. Şimdilik sizin tasarrufunuzda, sizin avucunuzda..Süresi doluncaya, akıp bitinceye kadar..

Şimdi, gözlerinizi kapatın, hayal dünyanıza dalın, 1001 gece masallarındaki gibi bir dev çıksın lambadan, yıllar öncesinin gizli sırlarını fısıldasın kulağınıza.

‘Dile benden ne dilersen’ desin.

Bir yüksek yargıç seçimi öyküsü dinlemek ister misiniz?

İstersiniz, istersiniz.. Taş çatlasa üzerinden 18 yıl geçen bu öyküyü dinleyin.. Dinleyin ki, o gün hata yapanların hatasını,bugün bizi yönetenler tekrarlamasın.

Ne diyor Naima Efendi?

‘Tarih, ibret almak içindir’ demiyor mu?

O halde alalım dersimizi..

Burhan Kuzu’dan, Cemil Çiçek’e kadar,Anayasa Mahkemesi’nin yapısını değiştirmeyi düşünenler de okusun..

Bu da nereden çıktı demeyin. Yaşadığımız hayat, tanıdığımızı sandığımız insanlar, içyüzünü bildiğimize emin olduğumuz olaylar; hepsi bize gösterildiği ve bizim algıladığımız kadar mı? Daha ötesi,daha fazlası yok mu?

Yıllar önceye dönelim..

Anayasa Mahkemesi’ne bir üye seçilecektir. Sonu ‘…tay’la biten kurumlardan birinden.. Özal Cumhurbaşkanı’dır. O ‘tay’lı kurumdan üç kişi, kendilerinden biri olsun diye uğraşmaktadır. Cumhurbaşkanı’nın kardeşi ile buluşturulurlar; buluşturan, şahsen kefil olur. Aday belli değildir, kendileri sonra seçecektir. Konuşulur, ayrılırlar.15 dakika sonra içlerinden biri geri gelir, ‘kefil’ olana, diğerlerinin kendisini seçtiğini söyler.

Kefil, bunu yutmaz, ama Anayasa Mahkemesi’ne uyanık biri seçilmeli diye de düşünür.

Aday gösterilir, oy alamaz. Kanun değiştirilir, ‘tay’lı kuruma 15 yeni üye seçilir. Onların oyuyla ancak üçüncü olabilir.

Bir ayrıntı: Şimdi yaşamayan o üç kişiden birisi, bir sabah namazında kefil’i arar, ağlayarak, aday arkadaşının seçilmesi için yalvarır.

Bu niye önemli?

Bir süre sonra, o da bir ‘tay’lı kuruma aday olur. Seçilmesi için ağlayarak yalvardığı arkadaşı, ondan bahsederken ‘serseri’ diyecektir gıyabında ve desteklemeyecektir.

Seçilir.. Seçilmesindeki sırları başka bir yazıda anlatacağım.. Hele bir konu var ki, akıllara ziyan.

Bugünlerde, bahse konu mahkemede dengeler değişti. Cumhurbaşkanı’nın seçtiği üyeler blok oluşturdu.

Birileri,d aha önce ‘tay’lı kurumun yasasını bize değiştirttiği ve ancak seçilebildiği gibi, şimdi de kurumları ikiye bölerek, üyeleri parlamentoya seçtirerek, oyun tezgahlıyor, kendi hırsı için başkalarını kullanmaya çalışıyor, olabilir.

Onun için B.Kuzu, C.Çiçek dedim.

Taha Kıvanç’ın Yeni Şafak’ta ‘Papazın Kızı’ diye, hoş bir yazısı vardı(12.09.05). Almanya ‘ya Başbakan olması beklenen Angela Merkel için şöyle diyor: ‘CDU’da da basamakları tırmanırken, kendisine el veren, önünü açan herkese sonradan mutlaka kazık atmış…’

Bazı tarifler maymuncuk gibi…

Kendisi için ağlayarak yardım dileyene, bir zaman sonra ‘serseri’ diyebilmek..

Merkel hakkındaki yazı, bana bunu hatırlattı.

Ölümlü dünyada, bu da bilinsin istedim.

NOT: 1962’den 80’e kadar Erzurum’da üniversite okuyanlar iyi bilir Nevzat Şeker’i. Vefat etti aziz dostumuz. Rahmet -ve sabır- diliyorum.

Popularity: 10% [?]


Copyright © 2008 Cumali Ünaldı. All rights reserved.
Kapat
E-posta ile paylaş