Bir yunusu bakışlarla sevmenin öyküsü
Makaleler
Bu yazıyı yazdır
15 Mayıs 2005
Sirklerde olanca sevimliliği ile olmadık gösteriler,oyunlar yapan yunusların,bundan daha fazlasını biraz ilerinizde,denizde yaptığını gördünüz mü?
Ben gördüm.
Dostlarımızın ısrarı üzerine,dört günlüğüne,Bodrum’a,Club Flipper’a tatile gittik.Balkonda kahvaltı yaparken önümüzdeki koyda beş yunusun,onbeş dakika kadar süren,nefes kesen,olağanüstü güzel bir gösterisini izledik.
Çok az yaşanacak bir olay..
Dört günü dolu dolu yaşadım;denize girdim,spor yaptım,koştum,yüzdüm.
Biraz da çocukluğumu yaşadım.
Bizim çocukluğumuzun Malatya’sında, ırmak gibi akan Derme Suyu, yaz mevsiminin verebileceği her şeyi, sunacağı tüm nimetleri, sabahtan akşama kadar yüzme eşliğinde gerçekleştirirdi.Çocuk hafızamızı güzelliklerle donatırdı.
O yüzden benim kuşağımın çocukları, tam bir çocukluk yaşadı. Eksiksiz,gediksiz,zengin ve doğal bir ortamda;şiirlere,romanlara,resimlere konu olacak nitelikte…
Koyda oynaşan yunusları,bu tad alma duygusunun en üst boyutlarında izlerken, çocukluğumdan ödünç aldığım hafıza imdadıma yetişti.
Bu dört gün süresince,dünyanın geleceğinde önemli bir yeri olacağına inanılan, ileride petrol kadar stratejik olacak su sıkıntısı ile ilgili yaptığım çalışmayı sürdürdüm.
Ortadoğu’da suyun savaşlara konu olacak büyük bir soruna dönüşmesi, her an muhtemel. Bu nedenle başta Türkiye’de politika yapanlar olmak üzere,Ortadoğulu siyasetçiler,su dersine iyi çalışmalıdırlar.Yağmur suyunun muhafazası,buharlaşmanın önlenmesi,küçük su kaynaklarının değerlendirilmesi, biyolojik arıtma ile atık suyun kullanımı konusunda ileri fikirler geliştirmelidirler.
Sınırı aşan suların büyük sorun olması beklendiği gibi; tarımda,sanayide,insan ihtiyaçlarında,’daha az kaynak tüketerek daha çok iş başarmak’ ana amaç olmaya başladı.
Türkiye’nin bu konularda hiçbir hazırlığı,hiçbir çalışması yok.
Büyük alanlarda çok az su kullanılarak tarım yapmak mümkünken,GAP projesinde
olduğu gibi, sulanan sahanın büyük bir kısmında, vahşi sulamadan dolayı drenaj problemleri oluşturduk.
Suya ihtiyaç duymadan kurulacak meyve ormanları ile susuz şartlara uyumlu yem bitkiler tarımı,bu ülkenin gelecekteki zenginliği olacak.Bu gün,yetkili bakanlık bu konuda yoksa da, bu bir devlet meselesidir ve en kısa zamanda mutlaka uygulanacaktır.
Bunu gerçekleştirme onuru kimlere ait olursa; Nuri Şeker gibi, Zihni Derin gibi, Bahri Dağdaş gibi tarım kahramanlarının arasına katılacaklardır. Kendilerine imkan verildiği halde iktidarsız duranlar da yakın bir gelecekte bunu gerçekleştirmemenin utancını yaşayacaklardır.
Gürül gürül gelen başka bir tehlike var: Hayvancılık… AB konusu, onların hayvansal ürün stoklarını gündemde tutuyor. Bizim az gelişmiş hayvancılığımız ise,oyuncağa dönüşme tehlikesi ile karşı karşıya.AB ile rekabet edebileceğimiz tek alan olan küçükbaş hayvancılıkta yapmamız gerekli olan atılım ise bir türlü yapılamıyor.
Tatilde, bu konuya dikkat çeken iki fax aldım. Birincisi, tek başına bakanlık gibi çalışan milletvekillerinden Dr.Turhan Çömez’in, Tarım Bakanı tarafından yanıtlanmasını istediği soru önergesi. Süt sanayinin problemleri ile yumurta fiyatlarındaki ani düşüşünün ardındaki sebepleri sorguluyor.Çıkması muhtemel bir krize,iktidarın hazırlıklı olması için uyarıyor.
İkincisi de Damızlık Süt Sığırı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Cengizhan Yorulmaz’dan. Onun da içeriği aynı.
Tarım,sorunlar yumağı olarak patlayacak yakında. Bunu bir yere kaydedin. Türkiye’de sistemi bile sarsabilir önlem alınmazsa.
Hükümet tarımı ciddiye almalı artık.
Popularity: 7% [?]

Son Yorumlar