İki oğlumuz vardı, beşer yaş arayla, bir de kızımız oldu yıllar önce. Nasıl sevindik; bedenimizin bir eksik yanı tamamlandı, bir boşluğumuz giderildi.

İlk kez tamam olduğumuzu hissettik.

O olmasaydı hep yarım kalacaktık sanki.

Büyürken, onunla birlikte çocukluğumuzu da yeniden yaşadık.

İlkokula başladığı günlerdi. Önlüklü, yakalı, saçında iki fiyonk, herkesin, hepinizin çocuğu gibi çok güzel. Bir kaplumbağamız var, annesi, çok yakın olan okula onunla götürüyor. Bir bakıma, anne kızın birlikte yaşadıkları bir sabah keyfi…

Bir gün ağlayarak geldi ve kazanın nasıl olduğunu, babasına, özenle seçilmiş kelimelerle anlatmaya başladı. Dişi de kırılmış mıydı? Yoksa, tüm çocukların iki ön dişinin olmadığı o klasik resmi mi hatırlıyorum? Her neyse, sonuç olarak küçük bir kaza geçirmişti kızım, annesiyle

Tatlı bir anı oldu şimdi o kaza bile.

Hiç yönlendirmedik, yönünü kendi buldu.

Matematiği çok sevdi ve istatistikçi olmaya karar verdi. ODTÜ istatistiği kazandı.

Biz hala o saçları iki bölük küçük kız zannederken, Büşra okulu bitirdi.

Bugün mezuniyet töreninde olacağız bütün aile; İstanbul’dan gelen iki abisi, annesi ve ben… Yakınlarımız, dostlarımızla…

Ve arkadaşlarıyla…

Bu ülkenin tüm çocuklarına, gençlerine ettiğimiz duayı, kızımıza da ediyoruz.

Kendisine, ailesine, ülkesine ve dünyaya yararlı olsun bilgisi, öğrendikleri…

Gönül şenliğiyle geçsin tüm yaşamı…

Hayat kendisinden, kendisi hayattan razı olsun…

Bir tren hikayesi

Belki beş yaşındaydı kızım, birgün, çok ilginç bir şey istedi: Trenle seyahat etmeyi…

Ailece bindik trene, güzel bir bahar sabahı Ankara’dan İstanbul’a gittik.

Güzellikleri sindirerek…

Bu memleketin aşığıyım; ancak,emsalsizliğini, ilk kez o yolculukta fark ettim. Bursa’dan sonra İstanbul’a kadar o vadiler, dereler, bitkinin her türünün doğallığı, el değmemişliği…

Olağanüstü bir güzellik…

Hala, tadı damağımda…

TCDD Genel Müdürlüğü Basın Danışmanı, şair Mehmet Aycı, Genel Müdür Süleyman Karaman’ın kahvaltı davetini ilettiğinde, önce bunları hatırladım. Sonra da, öğrenciliğimizde kış ortasında Erzurum’dan kara trenle yaptığımız yolculukların meşakkatini…

10.9 bin km. olan demiryolunun 4 bin km.si Osmanlı’dan kalma. 4 bin km. 1950’ye kadar yapılmış, son 56 yıldaysa ancak 2.9 bin km.

Raylar, neredeyse döşendiği günkü gibi…

Bir hedef koymuş TCDD, Avrupa seviyesini tutturacak… Yeni raylar döşeyerek, %2 olan yük ve yolcu kapasitesini, dünya standardına, %20’ye çıkaracak… Bunun için bir çalışma başlatmış…

Konforlu, emniyetli, ucuz bir tren yolculuğunu, mesela 250 km. ile yapmanın mutluluğunu düşünebiliyor musunuz?

Yakında diyor Karaman, kararlılıkla…

Yurtdışı bursları…

ABD’den bir ‘teşekkür belgesi’ geldi.

Türk Burslular Birliği Başkanı Dr. Devrim Eren ve Yardımcısı Dr. Levent Yanık imzasıyla…

‘Devlet bursuyla yurt dışına gönderilen öğrencilerin, yasal eksiklikler ve uygulamadaki hatalar nedeniyle yaşadıkları sorunların bir an önce çözüme kavuşmasını sağlamak amacıyla, yetkili makamları kamuoyu önünde göreve çağıran ve verilen sözlerin tutulması için bu konunun takipçisi olan star Gazetesi’nin yılmaz kalemi, değerli yazarımız CUMALİ ÜNALDI’ya, bizler için göstermiş olduğu anlayış ve emeğinden dolayı teşekkür eder, beş kıtaya yayılmış Türk bursluları olarak saygı ve sevgilerimizi sunarız’ yazısıyla.

Asıl ben teşekkür ediyorum, ‘sivil güç’ oluşturmayı bilen genç dostlarıma ve Aziz Akgül’e…

Bilişim sözlüğü

Atıf Ünaldı’nın bu soluklu çalışmasını MediaCat Dergisi, Microsoft sponsorluğuyla yayınladı. Bu bir Netiket; internet yaşam kılavuzu yani. Atıf benim oğlum, kitap da torunum gibi…

Öylesine mutlu oldum.

11.06.2006

Popularity: 38% [?]

Bu Konu İle İlgili Yazılar