Yazan:
Cumali Ünaldı
; Tarih
6 Eylül 2004
Bu yazıyı yazdır
İlginç bir toplum yapımız var… Bir bakıyorsunuz herhangi bir kişi, ya da kavram öne çıkıyor, bir zaman Türkiye’yi meşgul ediyor, bir süre sonra da unutuluyor. Sanki hiç olmamış gibi…
İnsan hafızasının unutmaya temayüllü olması doğal…
Eğer öyle olmazsa, olumlu ve olumsuz her şey, her yeni güne damgasını vururdu. İnsanoğlu sürekli geçmişini yaşardı. Yeni olan hiçbir şey eskiye ait olanların kalabalığında kendine yer bulamazdı.
Öyle değil ve öyle olmaması da çok doğal.. Okumaya devam et >>> »
Popularity: 9% [?]
Bu Yazıyı Paylaşın
Yazan:
Cumali Ünaldı
; Tarih
28 Ağustos 2004
Bu yazıyı yazdır
Yargı ile ilgili yazmak zordur. Zorluğu, yazılacak her kelimenin, söylenecek her sözün, eğer dikkatli seçilmezse içimizdeki güvenilir kaleleri tarumar etme tehlikesindedir.
Peki, susmak mı gerekir? Eğer bir çürüme varsa, gözlerimizin önündeki kokuşmaya gözümüzü mü kapatmalıyız? Aman, statüko bozulmasın diye kötünün kötüsüne mahkum mu olmalıyız? Susmak da zehirlidir.
Cemal Süreya’nın hoş bir şiiri var: ‘Sizin hiç babanız öldü mü?’ başlığını taşıyan.
Ben de soruyorum: ‘Sizin hiç yargıyla işiniz oldu mu?’
Okumaya devam et >>> »
Popularity: 8% [?]
Bu Yazıyı Paylaşın
Yazan:
Cumali Ünaldı
; Tarih
25 Ağustos 2004
Bu yazıyı yazdır
Petrol fiyatları hızla yükseliyor: Yükseldikçe hayatımız daha da zorlaşıyor.
Her şeyin petrol ve türevlerine endekslendiği dünyamızda, hiç düşündünüz mü, petrol biterse ne olacak?
Petrol var diye güzel otomobiller, uçaklar, gemiler, trenler yapılıyor. Motorlu araçlar arttıkça otobanlar inşa ediliyor, hava alanları genişletiliyor, yüksek binalar yapılıyor.
Okumaya devam et >>> »
Popularity: 9% [?]
Bu Yazıyı Paylaşın
Yazan:
Cumali Ünaldı
; Tarih
21 Ağustos 2004
Bu yazıyı yazdır
Her dönemin kendine özgü sözcükleri olmasından doğal ne olabilir ki?
O sözcükler, göründüklerinin ötesinde nice anlamlar vurgularlar…
Bir zamanlar, bizim gençliğimizde devrimler için geçerliydi bu tartışma. Bir sürü bilgili adam, kitaplar dolusu laf ederdi. Bizim kuşak da okuyarak öğrenirdi neyin altyapı devrimi, neyin üstyapı devrimi olduğunu.
Ne zaman ki okullar bitti, hayatın kendisi öne çıktı, o zaman yaşayarak öğrendik altyapıyı, üstyapıyı…
Okumaya devam et >>> »
Popularity: 10% [?]
Bu Yazıyı Paylaşın
Yazan:
Cumali Ünaldı
; Tarih
18 Ağustos 2004
Bu yazıyı yazdır
İyi de oluyor. Türkiye’de, okunan yazarların son günlerde, özellikle Dünya Ticaret Örgütü’nün (DTÖ) tarımla ilgili kararından sonra, tarıma eğilmelerini bir şans olarak görmeli. Tarımımızın zayıf yanlarının, yapısal bozuklukların; yapılanların, yapılmayanların ve yapılması gerekenlerin kamuoyunda tartışılması açısından olumlu bir ortam oluştuğu söylenebilir.
Gıda denetiminin Tarım Bakanlığı’nın sorumluluğuna verilmesi, ‘hangi kadro ile bu iş yürütülecek?’ sorusunu akla getirdi. Olayı, Zaman Gazetesi manşete taşıdı. Bu çok iyi.
Okumaya devam et >>> »
Popularity: 8% [?]
Bu Yazıyı Paylaşın
Yazan:
Cumali Ünaldı
; Tarih
14 Ağustos 2004
Bu yazıyı yazdır
Tanımamak, ya da tanımazlıktan gelmek. Her iki durumda da sorun. Türkiye’de kurumlar arasında zaman zaman ortaya çıkan problemlerin temelinde böyle bir duruş var. Bazı özellikli kurumlar - yargı, teftiş, maliye, ordu vb.- bu nedenle kendi içlerinde yoğunlaşırlar, dışarıya bir kale örerler, içedönük yaşamaya başlarlar.
Mülkiyelilere bu nedenle ‘Arapgirli’ denir. Birbirlerine, bir kasaba ahalisi gibi tutkun olmalarından dolayı, kendi içlerindeki bütünlük dikkate alınarak… Onlar da mutludur böyle nitelendirildikleri için.
Okumaya devam et >>> »
Popularity: 12% [?]
Bu Yazıyı Paylaşın
Yazan:
Cumali Ünaldı
; Tarih
12 Ağustos 2004
Bu yazıyı yazdır
Bugünlerde Milli Güvenlik Siyaset Belgesi hazırlanıyor. Türkiye’nin iç ve dış güvenliği, ayrıntılarıyla masaya yatırılacak, tartışılacak, sonuç olarak da, uzunca bir dönemi yönlendirecek genel hatlar çizilecek.
Gündemin en başında ‘iç tehdit değerlendirmesi’, ‘dış tehdit değerlendirmesi’ gibi askeri terminolojinin klişeleştirdiği cümleler yer alacak. Umuyoruz ki, önceliği ‘insan’ olan bir metin ortaya çıksın. İnsanın mutluluğunu sağlayacak ekonomik ortamdan söz edilsin. İnsan hakları için bozulmayacak güvenceler aransın. Devlet, özgürlüğümüzün teminatı olmak gibi bir rol biçsin kendine.
İnsanın mutluluğunu neye dayanıyor?
Okumaya devam et >>> »
Popularity: 9% [?]
Bu Yazıyı Paylaşın
Yazan:
Cumali Ünaldı
; Tarih
9 Ağustos 2004
Bu yazıyı yazdır
Yeryüzünün gündemi değişti yine. Her zamanki gibi insan öne geçti. Ölümle birlikte, ölümün kundağında. Çocuğu olan büyükler ve ailesi yok olan çocuklarla hemzemin. Her zaman ve her yerinde yeryüzünün, durmadan kendini yineliyor tarih. Bu mezarlar, bu minicik, oyuncak gibi mezarlar Boşnaklar’ın çocukları için de açılmıştı, Çeçenler’in çocukları için de, Araplar’ın çocukları için de… Şimdi dünyanın, adını bu ölümlerle öğrendiği Kuzey Osetya’da analar, babalar bu mezarlara, minicik, oyuncak mezarlara şaşırıyor. Daha nice ana-baba, tüm yüreğiyle kendini gömmek isteyeceği mezarlara baka baka ağlayacak yıllar yılı.. İçini çeke çeke ve başını tuğla duvarlara gömerek… Sırtını insana, insanlığa, gülüp oynayan bir dünyaya dönerek.. Hep kendi dünyasının uğuldayan yalnızlığını özleyerek..
Okumaya devam et >>> »
Popularity: 10% [?]
Bu Yazıyı Paylaşın
Yazan:
Cumali Ünaldı
; Tarih
8 Ağustos 2004
Bu yazıyı yazdır
YIL 1988 Malatyaspor Asbaşkanıyım: Sorunlu bir yönetim teslim aldık ve Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdik. Spor kulüpleri dernek sayıldığından şirket kurması mümkün görülmüyordu. Bakanlığın ‘özel bir yorumu’yla Malatyaspor A.Ş.’yi kurduk. Takıma kişilik ve kimlik kazandırmayı amaçlıyorduk.
O günlerde İstanbul İnönü Stadı’nda Beşiktaş’a 4-0 yenildiğimizde, kaptanımız Ünal Karaman’la durumu kritik ediyoruz. Ünal ‘Abi, bizim sırtımıza Beşiktaş formasını geçirin, biz onları 4-0 yenelim!’ deyiverdi.
Okumaya devam et >>> »
Popularity: 8% [?]
Bu Yazıyı Paylaşın
Yazan:
Cumali Ünaldı
; Tarih
5 Ağustos 2004
Bu yazıyı yazdır
Türkiye’nin tarım sorunu; tam bir kördüğüm…
Mikadonun çöpleri gibi,bir tarafa dokunsanız öbür tarafta deprem oluyor.
Kökten önlemlerle sorunu çözmekten başka çare yok.
Aynı zamanda uygulamadan sonra ortaya çıkan sonuç,herkese “gönül rızası” duygusu vermeli.
İşin püf noktası da burası..
“Ortak aklın çözümü”nün gündeme geldiği yer yani… Okumaya devam et >>> »
Popularity: 8% [?]
Bu Yazıyı Paylaşın
Son Yorumlar