ADSL bedava!
Makaleler
Bu yazıyı yazdır
6 Kasım 2005
Hikayeyi hatırlayacaksınız. Devir, Osmanlı dönemi. Bursa’da bir çoban, üstelik de kestaneyi çok seven bir çoban. Gel gör ki, kestane yemesi, bekçiler tarafından engellenen bir çoban… Çobanın içinde nasıl bir dert! Hayvanlarını otlatırken habire söylenip geziyor; ‘Külahımı havaya atayım, düşünceye kadar padişah olayım, yapacağımı bilirim’ diye.
Dönem, Osmanlı dönemi olunca, iyi bildiniz, padişahla vezir, tebdil-i kıyafet geziyor. Yanında zaptiyeler filan. Padişah, çobanı duyuyor. Bir insan, külahını havaya atar, düşünceye kadar ne yapabilir ki, diye merak ediyor. Çobanı yanına çağırıp, kimliğini açıklıyor. ‘Haydi’ diyor, ‘külahını havaya at, düşünceye kadar padişahsın, yaptığın her icraat kabulüm!’
Çoban külahını havaya atmış, kendisine dünyalar kadar değerli gelen özlemini haykırmış: ‘Bursa’nın bütün kestaneleri vakıf!’… ve külah yere düşmüş.
Padişahtır, ferman eylemiş, Bursa kestaneleri, o günden sonra vakıf arazi olmuş, çoban da istediği zaman kestane yiyebilmiş.
Sözü, son günlerin tartışma konusu ADSL’e getireceğim..
Bu konuda, Türkiye’de ilk uzman sayılacaklardan birisinden, rahmetli Yusuf Bozkurt ÖZAL’dan aktaracağım bir hatıra ile… Yusuf Bey, internet erişimi konusunu, eğitim sorunu kadar önemserdi. Bu konuda fikirler geliştirir, dünyayı günü gününe takip eder, Türkiye için neler yapılabileceği ile ilgili, deyim yerindeyse, eylem planları geliştirirdi.
Ölümünden az önceydi. Hastanedeki odasında bu konuyu konuşuyorduk. Bunu daha önce de yazdım, ama tekrarında fayda var, bir kez daha sizlerle paylaşacağım. Yetkili olsaydı, bu konuda ne yapabileceğini sordum. Hiç düşünmeden, internet erişimini bedava yapacağını söyledi.
Ayrıntılarıyla kabaca bir maliyet hesabı yaptı. Türkiye için çok kazançlı olacağını anlattı.
İstismar edilebileceğini söyledim, onun da çok az olacağını, zamanla yok denecek seviyeye düşeceğini ekledi.
Hükümet, önem verdiği konularda, aklını ciddiye alan yöneticileri göreve getirince, iyi sonuçlar alıyor, bunu açıkça görüyoruz.
Batak kamu alacaklarının, bankalar yoluyla hortumlanan millet parasının tahsili konusu, bu ülkenin en karmaşık sorunuydu, akıl almaz bir başarı kazanıldı. Mümkün görülmeyen her şey mümkün hale getirildi.
Çift yol konusu çok iyi gidiyor.
Hava ulaşımı konusunda, gerçek bir devrim yapıldı. Otobüs fiyatına uçakla seyahat ediyor bu ülke insanı.
Ekonomik verilerde, kuyumcu terazisi duyarlığı ile sürdürülen çalışmanın başarılı sonuçlarını hep birlikte görüyoruz..
Türkiye, kısa sürede umulmadık bir mesafe aldı.
İyi yapılamayan şeyleri de sürekli yazıyoruz. Türkiye’nin her alanda iyi işlere ihtiyacı var. Türkiye, imkanlarını çarçur etmemeli, doğru kullanmalı. Bunu da belirtmekten geri durmuyoruz.
Bu hükümetten, bu ülke ve bu insanlar için yapılacak en iyi şeyleri beklemek de bizim hakkımız. Neden mi? Bu sorunları, ilk kez bu kadro sağlıklı bir biçimde ortaya koydu ve çözüm önerileri getirdi.
Geçen yıl bir yazımda da belirtmiştim, hükümet, muhafazakar yapısına rağmen çağdaş ve devrimci bir role soyunurken, amaçlarını çağdaşlık olarak belirleyenler, muhafazakar konumuna düştüler, ilginçtir.
Bu ülkeyi akıl ve bilgiye dayanan çalışmalar, insanımızı sevmek gibi bir platforma oturtularak, kurtarır. ‘Aşk olmadan meşk olmaz’, bunu biliyoruz.
Bilgi güçtür. Eğitime dünyanın parasını, bilgiye ulaşmanın yöntemini öğrenmek için harcıyoruz.
ADSL’i, eğitimin bir parçası olarak düşünemez miyiz?
Düşünülebilir.
Başbakan’ın, Yusuf Özal’ın düşüncelerini önemsediğini biliyorum.
Duyduklarımı, sorumluluk duygusuyla aktarıyorum.
ADSL, bedava olabilir mi?
Neden olmasın?
NOT:Değerli okuyucularımın bayramını tebrik ediyorum.
Popularity: 6% [?]

Son Yorumlar