58. Hükümet programında tarım
Makaleler
Bu yazıyı yazdır
24 Kasım 2004
İki yıl önce hükümet programı üzerinde yazılıp, konuşuldu. Olumlu-olumsuz yönleri tartışıldı. İki yıl su gibi akıp geçti. Asıl şimdi program büyük oranda ortaya çıktı. İki yıl önce kağıtta yazılanlar üzerinde konuşuluyordu. Oysa şimdi, toprağa işlenenler konuşulacak, makinalara nakşedilenler söylenecek, insanların iki yıllık özlemleri ölçülecek.
Bir toplumsal ahitname olan Hükümet programının sonuç bölümünün ilk cümlesi neydi, hatırlayan var mı? Hükümet, kendisini, ‘Ülkemizin, insanlarının, vatandaşı olmaktan gurur duyarak yaşayabileceği bir mutluluk ülkesi haline gelebilmesi amacına’ odaklanmıştı. Program, öncelikli olarak, ‘Etkili sosyal politika uygulamaları ile birleşmeyen ekonomi politikaları’nı, toplumdan destek alamayacağı için başarısızlığa mahkum görüyor, ‘İnsan’, ekonomik kalkınmanın merkezine oturtmayı ‘ahlaki’ bir zorunluluk sayıyordu.
Tarıma gelince…
Tarımla ilgili en önemli tespit; kişiler, iller ve bölgeler arasındaki gelişmişlik farkına yapılan vurguydu. Yıllardır süregelen enflasyonist ortamın, başta tarım kesimi olmak üzere yoksulların elindeki gelirin zenginlere kaymasıyla ve orta gelir grubunun yok olmasıyla sonuçlandığına dikkat çekiyordu.
Sorunu çözmek için, yeni müteşebbislerin ortaya çıkmasının teşvik edileceği ve kırsal kalkınmaya ağırlık veren programların uygulanacağı belirtiliyordu.
Kırsal kesimde tarım dışı iktisadi faaliyetlerin ve tarıma dayalı sanayin gelişmesine ağırlık verileceği taahhüt ediliyordu. Tarım alanındaki ihtiyaç fazlası aktif ve verimi düşük işgücünün, mesleki eğitimden geçirilerek sanayi sektörüne ve verimli hizmet alanlarına kaydırılması yönünde politikaların uygulanacağı söyleniyordu.
58. Hükümet, sektörel politikaların ilkini tarıma ayırarak, programında tarıma öncelik veriyordu. Hem de tarımın yıllarca ihmal edildiğini söyleyerek.
Hükümet, tarım politikasının temel hedefini, ülkemizin ‘temel gıda ürünleri açısından kendi kendine yeterliliği’ olarak açıklıyordu. Bunun için, ürün deseninin arz ve talebe göre şekillenmesi gerektiğini ekliyordu. Verimli tarım arazilerinin sürekli işlenmesi ve tarımsal üretimde verimliliğin yükseltilmesiyle çiftçinin reel gelirinin artırılmasını amaçlıyordu.
Tarım ürünleri fiyatlarının müdahale yerine serbest piyasada oluşması amaçlanıyordu. Ürün borsaları, vadeli işlem piyasaları da öyle. Devlet desteği ise, her bölge ve her ürün için ayrı ayrı projelenecekti. Mülkiyete dayalı olarak uygulanan Doğrudan Gelir Desteği (DGD) sistemindeki aksaklıklar giderilecekti. Arz açığı olan yağlık bitkiler, pamuk, zeytin, buğday ve mısıra DGD ve prim sistemi uygulanacaktı. Tarımsal girdilerde, üretim maliyetlerini azaltıcı, teknolojik gelişimi hızlandırıcı tedbirler uygulanacaktı.
Hükümetin, gerçekleştirmeyi taahhüt ettiği işlerin başlıcaları; Arazi ve çiftçi kayıt sistemi, coğrafi bilgi sistemi, çiftlik muhasebe veri ağı, tarım bilgi sistemi, tarım arazilerinin tapu kadostrosu, Tarım Bakanlığı’nın yeniden yapılandırılması, sözleşmeli tarım, tarımsal sigorta; tohumluk sanayi ile ekolojik tarımın özendirilmesiydi.
Çevre-Erozyon konusunda çok net bir tedbir; erozyon tehdidindeki arazilerin kalıcı bitki örtüsü altına alınması düşünülüyor. Üretici örgütlenmesi özendirilerek, büyük ölçekli işletmelerin teşvik edilmesi öngörülüyordu.
Hayvancılık için, entegre tesislerin özendirilmesiyle birlikte, damızlık yetiştirilmesi, beyaz et, balıkçılık konusunda bir dizi önlem… 58. Hükümet’in programında tarım konusundaki taahhütler bunlar. Doğrusunu, yanlışını tartışmaksızın, yazılan her şeyi özetlemeye çalıştım. Buna da yapılanlar - yapılmayanlar ayırımı için, bir toplumsal ahitleşme olduğu kabulüyle hükümet programının gerçekleşme oranınının netleşmesi için başvuruldu.
Aslolan ne kadarının gerçekleştiği, ne kadarına başlandığıdır.
Gerisi…
Gerisi (şimdiye kadar bütün hükümetlerin yaptığı ve bu hükümetin eleştirdiği) umutlu, parlak ve süslü sözler…
Popularity: 6% [?]

Son Yorumlar