Yazan:
Cumali Ünaldı
; Tarih
30 Mart 2005
Bu yazıyı yazdır
Hep yabancıların bize bakışını merak ederiz. Onların, bizim hakkımızdaki düşüncelerini anlamaya çalışırız.
Bizim insanımızın dış politikaya ilişkin düşünceleri neler? Dünyada olup bitenleri nasıl görüyor? Çevremizdeki ülkeleri nasıl düşünüyor?
Daha bir çok cevap bekleyen soru… Okumaya devam et >>> »
Popularity: 6% [?]
Bu Yazıyı Paylaşın
Yazan:
Cumali Ünaldı
; Tarih
26 Mart 2005
Bu yazıyı yazdır
Türkiye’nin sorunu ekonomik, ekonominin sorunu da tarımsal ise… Tarımının sorunu nereden başlıyor?
Önce, tarımın kapsama alanından…
Sadece bitkisel üretime indirgenen, sığ bir tarım anlayışı ile karşı karşıyayız. Okumaya devam et >>> »
Popularity: 7% [?]
Bu Yazıyı Paylaşın
Yazan:
Cumali Ünaldı
; Tarih
23 Mart 2005
Bu yazıyı yazdır
16 Mart 2005 tarihli Hürriyet’in sürmanşeti bu… Gazeteci Leyla Umar’ın kitabından bir alıntı… Kısaca olay şu: Turgut Özal’ın kardeşlerinden hiç hoşlanmayan Semra Hanım, bir sabah 3 kardeşin Köşk’ün mutfağında kahvaltı ettiklerini görünce fena halde sinirlenip masa örtüsünü çekiyor.
Semra Özal bu olayı gazeteci Umar’a şöyle anlatıyor: ‘Onların Köşk’e gelmesini yasaklamıştım (…) Ama o günden sonra ikisi de yanıma yanaşamadı’. Okumaya devam et >>> »
Popularity: 8% [?]
Bu Yazıyı Paylaşın
Yazan:
Cumali Ünaldı
; Tarih
19 Mart 2005
Bu yazıyı yazdır
Uzun bir aradan sonra, çok yakın bir dostunuzu yanı başınızda bulduğunuz oldu mu?
O dostunuz ki, nice sırları paylaşmışsınız, kaç kez, öğrenci harçlığının son kuruşunu, müthiş bir yürek kamaşmasıyla, karşılıklı ikramlaşmışsınız…
Nice yıllar ‘kardeşten ileri’ dost olmuşsunuz da, nereli olduğunu bilmemişsiniz. Onu, sadece dostunuz olduğu için, yüreğinizin tüm kapsama alanıyla sevmişsiniz… Okumaya devam et >>> »
Popularity: 9% [?]
Bu Yazıyı Paylaşın
Yazan:
Cumali Ünaldı
; Tarih
16 Mart 2005
Bu yazıyı yazdır
Bir zamanlar edebiyatta en can alıcı soruydu ‘hayat mı, eser mi?’ sorusu. Necip Fazıl, ‘Babıali’ adlı anı kitabında, Peyami Safa’dan Burhan Toprak’a kadar, döneminin tanınan akademisyenleri ve sanatçılarıyla bu sorunun cevabını aradıklarını hikaye eder.
Bu, nereden aklıma geldi? Okumaya devam et >>> »
Popularity: 6% [?]
Bu Yazıyı Paylaşın
Bizde devleti yönetenlerin, yapıp ettiklerini, bir sır gibi sakladıkları bilinir. Bundan dolayı siyasal anı kitapları seyrek; belge, yok denecek kadar azdır. Bunun altında yatan sebebin, aslında, politikacıların hiçbir şey yapmadıklarının bilinmesini istemedikleri biçiminde yorumlanır. ‘Devlet sırrı’ kavramının bu kadar geniş tutulmasının, içi boş olma korkusundan kaynaklandığı söylenir. Yaşadıklarını yazıya dökmediklerinden, bir süre sonra yalan yanlış söylentilerin de önü alınamaz olur.
Devleti tesadüfen yönetmekle, devlet adamı olmak arasındaki incelik de budur belki… Okumaya devam et >>> »
Popularity: 7% [?]
Bu Yazıyı Paylaşın
AB ile ilişkiler, Türkiye için, bir bakıma hem kendisini, hem karşısındakini tanıma, biraz da deneme yükümlülüğünü beraberinde getirecek gibi.
Bugüne kadar farkında olmama güdüsü ile yürüyen, daha çok sözle beslenen bu mecra, kendi küçük kıyametine çattı birdenbire… Okumaya devam et >>> »
Popularity: 7% [?]
Bu Yazıyı Paylaşın
Son Yorumlar