Devrolmak nice yıllara bir çiçek edasıyla…

Yazan: Cumali Ünaldı ; Tarih 28 Nisan 2004 Bu yazıyı yazdır Bu yazıyı yazdır

Her insan kendi yaşadığı dönemi en dikkate değer dönem, kendi yaşamını da ‘farklılar içinde en farklı’ zannedermiş. Oysa ki, bir dönel çember gibi dönüp duran zaman, herkese getirdiğini bize de getirir, üç aşağı beş yukarı herkese getirdiği kadar…

Biz nice farklı zannetsek de…

Çünkü acı her insanın yüreğini aynı güçle burar, her insan ayrı çığlık atsa da… Çünkü sevinç her insanın yüreğini aynı hızla kanatlandırır, her insan ayrı kahkaha atsa da… Üzüntünün ve sevincin ifadesi değişik olsa da özü aynıdır benzer aynalarda…

Ölüm de, hastalık da herkese dağıtılan bir ’saçı’ gibi eşit ve kaçınılmaz. Mevsimleri yüreğimize döşeyen şaşmaz nizam, aynen mevsimler gibi insani olan her şeye ‘buyur!’ ediyor bizi. Yazı ve kışı, güzü ve baharı; bütün güzellikleri veya bütün korkunçlukları. Nefsimize hoş gelen ve gelmeyen her şeyi..  Okumaya devam et >>> »

Popularity: 7% [?]

Kemal Tahir’i anlamak

Yazan: Cumali Ünaldı ; Tarih 24 Nisan 2004 Bu yazıyı yazdır Bu yazıyı yazdır

Kemal Tahir bu ülkeyi, bu ülkenin insanını, bu ülkenin tarihini-coğrafyasını ve bu dünyayı iyi anladı. İyi anladığı için de en güncel olayları bile tarihle ilişkilendirerek okuyucularına akıl almaz bir parıltı, bir ‘şehrayin’ armağan etti. Bu nedenle onun romanlarını, hikayelerini, anılarını, konuşmalarını, hatta eserini yazmak için aldığı notları dikkatle okumak; yöneldiği noktalara araştırıcı gözle bakmak bile okuyucusuna zihin açıklığı verebilmektedir. Okumaya devam et >>> »

Popularity: 9% [?]

Tarımın sorunları

Yazan: Cumali Ünaldı ; Tarih 21 Nisan 2004 Bu yazıyı yazdır Bu yazıyı yazdır

Soruyu şöyle soracaktım: Tarımın sorunlarını çözmeden Türkiye’nin sorunlarını çözmek mümkün mü?

Ama, tarım, sorun değil Türkiye’de.

‘Sorun’ nedir? Mesela tıkır tıkır çalışan bir düzenekte binlerce çarktan birisi arızalanırsa sorundur. Onarırsınız sorunlu kısmı, sistem çalışmaya başlar. Okumaya devam et >>> »

Popularity: 11% [?]

Salyangoz duyargası ile kaplumbağa kabuğu arasında siyaset

Yazan: Cumali Ünaldı ; Tarih 17 Nisan 2004 Bu yazıyı yazdır Bu yazıyı yazdır

Ülkemizde ve dünyada karmaşık, dolaşık, akıl almaz bir sorun yumağı oluştuğunda, önce, böyle olayları yorumlayan yazarların yazılarını hatırlıyorum. Daha sonra da Gordium’da İskender’in kılıcı ile kesip attığı, kimsenin çözemediği kördüğümü…

Yorum ve çözüm, siyasete ulaşıyor.

Siyaseti nasıl anlamak gerek?

Seyislikle bağlantılı olarak at eğitimi midir siyaset? Acemi at; özelliklerinden yararlanılamayan bir konumdadır. Görüntü olarak var olmasına karşın, işlev olarak yoktur. Binilemez, yük taşınılamaz, hatta sevmek bile mümkün olmayabilir…
Okumaya devam et >>> »

Popularity: 8% [?]

Çevre sadece çevre midir?

Yazan: Cumali Ünaldı ; Tarih 14 Nisan 2004 Bu yazıyı yazdır Bu yazıyı yazdır

Dünyayı bir tarafa bırakalım, sadece Türkiye’yi konuşalım. Ozon tabakasını, kara deliği, değişen iklimi yok sayalım, Türkiye’ye dönelim ve ülkemiz ne durumda, ona bakalım..

Anadolu, dünyanın ilk uygarlığı olma onurunu taşıyor. Fırat nehri kıyısında İzollu’da Caferhöyük’te yapılan kazılarda M.Ö. 7000 yılında burada tarım ve hayvancılık yapıldığı belirlenmiş. Bu onur, aynı zamanda Anadolu topoğrafyasının çok yorgun olduğu anlamına da gelmektedir. Bu nedenle aşınım (erozyon) denilen belanın da en çok bu coğrafyada oluşu yadırganmamalıdır. Okumaya devam et >>> »

Popularity: 6% [?]

O ince sızı, bildik acı futbolda…

Yazan: Cumali Ünaldı ; Tarih 12 Nisan 2004 Bu yazıyı yazdır Bu yazıyı yazdır

Ölen öldü, o günden beri birçok şey yazıldı, söylendi… Özellikle ateşin düşmesini, herkesin sağlıklı düşünce ortamına gelmesini bekledim. O yüzden bu yazıyı, ortak aklın görüşü olarak sunuyorum.

İstanbul’daydım. Atıf ve Burak’laydım. Bir gün önce Ali Sami Yen’de GS’la maçını izlemiştim Malatayspor’un. İzlenimlerimi anlatıyordum onlara, benim gibi acemi bir seyirciyi şaşırtan alışkın seyirci davranışlarını. Maç sırasında futbolcuların yüzündeki gerilimi, kuşkuyu, mutluluğu ilk kez bu kadar yakından görmüştüm. En ön sırada. Bir yanımda muhtemelen GS’li yabancı futbolculardan ikisinin eşi ve iki çocuğu; diğer yanımda iki genç delikanlı ve bir kız. Her iki yanımda sürekli sigara dumanları ve kendini kaptırıp atılan bazen sevinç, bazen de hüzün çığlıkları… Bana en ilginç gelen, çok şaşırdığım şey, delikanlının, sürekli bağırarak futbolcuları yönlendirmeye çalışmasıydı. ‘Necati orada dur!’, ‘Sabri, Cafercan’ı gör!’ ve benzeri bir sürü taktik. Eğer futbolcular bu seslerden etkileniyorsa, delikanlının yaptığı şey Hagi’ye büyük haksızlık. Antrenörlüğüne müdahale etti bir bakıma. Okumaya devam et >>> »

Popularity: 6% [?]

Beyaz Adam’ın Kimliği

Yazan: Cumali Ünaldı ; Tarih 12 Nisan 2004 Bu yazıyı yazdır Bu yazıyı yazdır

Bugün biraz tarih okuyalım. ‘Beyaz adam’ın tarihini. Ne dersiniz? Önce, ‘Beyaz Adam’ın, bir milletin, bir toplumun, bir insan grubunun adı değil; bir davranış biçiminin, bir algılayışın, bir yaşam tarzının, kısaca bir dünya görüşünün adı olduğunu belirtelim.

‘Gazavat-ı Hayreddin Paşa’ tarihimizin en önemli anı kitabı.

1540′lı yılları anlatan Barbaros, İspanyol amirallerinden Kortez’i tiksintiyle anar. ‘Bu Kortez denen zalim, Yeni Dünya’da yüzbinlerce insanı ateşte kızartan gayetle melun bir kafirdi’ sözüyle nefretinin gerekçesini, kendisinin hiç tanımadığı insanları işkenceyle öldürmesine bağlar. Okumaya devam et >>> »

Popularity: 10% [?]

İnsanın önceliğine dair…

Yazan: Cumali Ünaldı ; Tarih 11 Nisan 2004 Bu yazıyı yazdır Bu yazıyı yazdır

Sorun gayet net, cevabı da… İster Avrupa Birliği’ne girebilelim, ister giremeyelim. İsterse referandum yapalım ve biz, Avrupa Birliği’ne girmeyi reddedelim millet olarak.

Bazı gerçekleri hiçbir zaman gözardı edemeyiz.

Nedir bunlar?

Öncelikle insan hakları bizim ülkemizde en öncelikli sorun. Bunu, yargıyla, yürütmeyle, kolluk güçleriyle karşı karşıya kalmayanın anlaması mümkün değil. Ne yazık ki ülke yönetenler de her zaman ilk önce kendilerini öncelikli konuma alarak işe başladıklarından, ‘birey’in öne geçmesi için ilk engel oluşuyor böylelikle. Okumaya devam et >>> »

Popularity: 6% [?]

Hükümetler tarıma nereden baktı?

Yazan: Cumali Ünaldı ; Tarih 8 Nisan 2004 Bu yazıyı yazdır Bu yazıyı yazdır

Yanlış yerden baktığı kesin. Öyle olmasaydı, birkaç istisna dışında tüm geçmiş yönetimler, Türk tarımının öne çıkan sorunlarını doğru algılar ve çözüm için çareler üretirlerdi.

Hükümetler tarıma doğru yerden bakmadı. Biraz zengince, işbilir bir işadamı kimliğiyle bile bakamadı. Hiçbir zaman gelecekle ilgili bir planı olmadı, günü kurtarmaya çalıştı çoğu hükümetler.

Hangi bakanlık Tarım Bakanlığı’ndan daha önemlidir? Orman ve Çevre Bakanlıkları ile, tarımla ilişkilendirilen diğer kurumları da kattığınız zaman koca bir imparatorluk olan şey, hükümetler için neden önemsiz sayıldı dersiniz? Okumaya devam et >>> »

Popularity: 6% [?]

Bir milli güvenlik sorunu olarak…

Yazan: Cumali Ünaldı ; Tarih 6 Nisan 2004 Bu yazıyı yazdır Bu yazıyı yazdır

Milli güvenlik deyince.. Bazı şeyler, akla hemen başka şeyleri getiriyor. Hem Türkiye’deki ortalama ilgi, hem de konunun uzmanları ne anlıyor?

Biraz top-tüfek, iç ve dış güvenlik, biraz uçak-füze alımları, komşularımız, iç tehdit unsurları gibi şeyler değil mi?

Son yılları onarlık dilimlere ayırsak ve mesela Milli Güvenlik Kurulu’nun tavsiye kararlarına baksak…

Ağırlık ne olur? Okumaya devam et >>> »

Popularity: 7% [?]


Copyright © 2008 Cumali Ünaldı. All rights reserved.
Kapat
E-posta ile paylaş